Genel, Seyahat, Türkiye, Yemek
Yorum Yapın

Bir Tatlı Huzur Almaya Geldik Ağva’dan

Cumartesi günü öğle saatlerinde hiç aklımızda yokken biraz İstanbul’un stres, kaosu ve haftasonu sokaklardan, restaurantlardan, avmlerden taşan kalabalığından uzaklaşmak için Ağva’ya gitmeye karar verdik. Arabayla yaklaşık 1 buçuk saat uzaklıkta olması bu ani kararımızda büyük etken oldu.  Ocak ayı için hava gayet iyiydi. 12 derece ve güneşliydi. Gitmekte olduğumuz yol ormanlık bölgeden geçiyordu ve hala bitki örtüsünün üzeri karla kaplıydı. Güneşle parıldayan karlar, yaprakları dökülmüş kuru ağaçlar Bob Ross tabloları tadında bir yolculuk yapıyorduk.

dscf0529

Ağva yolunda normal yolumuzu değiştirerek eski Şile Ağva yoluna girdik. Amacımız  Vedat Milor’un yaklaşık 1 yıl önce yazısında överek bahsettiği Tadım Gözleme evinde boşnak mantısı yemekti. Vedat Milor’ün tavsiyelerinden hüsrana uğradığımız pek görülmemiştir, o yüzden önerilerini hep denemeye çalışırız. Tadım gözleme evi Yeniköy’de Şile’ye yaklaşık 7-8 dakika Ağva’ya ise 35 dakika uzaklıkta yer alıyor. Bir Boşnak köyü olması nedeniyle Boşnak mantısı yapan birçok yer sizi köyün girişinde karşılıyor. Fakat biz köyün sonuna doğru olan Tadım Gözleme evini tercih ettik. Buraya vardığımızda bizi kötü bir süpriz karşıladı, sadece nakit para geçerliydi. Tabi en yakındaki bankamatik Şile’de olduğu için tekrar Şile’ye dönüp bir bankamatik bulup para çektikten sonra tekrar geldik. Mantının hazırlanışı yaklaşık 15-20 dakika sürdüğünden yoldayken hazırlanması için haber verdik. Gittiğimizde son boş masada yer bulduk. Ahşap ve sıcak bir aile işletmesi olan bu yerin daimi müşterileri çoktu. Size sarımsaklı isteyip istemediğiniz soruluyor merak etmeyin 🙂 5 dakika sonra yoğurtlu mantımız geldi. Tepsiyle servis ediliyor ve 3-4 kişi yemenizi tavsiye ederim çünkü biz bitiremedik. Lezzeti gerçekten yediklerimin arasında en iyisiydi. Çabasız iyi sonuç ailenin Boşnak genlerinden geliyordu sanırım 🙂 Boşnak mantısı dışında börek ve gözleme seçenekleri, kahvaltısı da mevcut. İçeceklerle beraber 40 tl hesap ödedik. 

dscf0481dscf0489

dscf0506

Yolumuza eski Şile-Ağva yolundan devam ettik. Kardan dolayı etkilenip bozulan yol oldukça sakindi.

img_0666

Hava kararmadan Ağva’ya vardık. Beklediğimizden kalabalıktı.  Göksu ve Yeşilçay nehirleri buradan Karadeniz’e dökülüyor ve Göksu nehri etrafında yerleşmiş olan konaklama yerleri yaz-kış ilgi çekiyordu. Ama asıl Ağva’nın keşfedilmesi bir diziye dayanıyor. Bir zamanlar sevilerek izlenen Bir İstanbul Masalının bir bölümü burda çekildikten sonra Ağva’ya turlar düzenlenmeye başlamış ve turist kalabalığı sınırları içerisine sığmaz olmuş.

acquaverde_otel_dizi

Otelimize vardığımızda hava kararmıştı. Şirin 14 odalı bir oteldi. Tranquilla Nehir Evi nin ne kadar huzurlu bir yer olduğunu birkaç kişiden duymuştuk. Gerçekten de çok sakin karşıladı bizi. Lounge’da şömine ve loş ışıklar, dinginlik veren müzik herşey istediğimiz gibiydi. Son anda rezervasyon yaptırdığımız için pek oda seçme şansımız olmadı. Fakat odamız gayet istediğimiz gibiydi. Bungalovda yer alan odamıza yerleşip biraz dinlendikten sonra akşam yemeği için restauranta geçtik. Şanslıydık ki  Ülkü Aybala Sunat ve Eylül Biçer’in  harika canlı jazz performansı eşliğinde leziz yemekler yedik. Göksu nehri kıyısındaki otelin tam kıyıda küçük bir şarap evi de vardı. Müzik bittiğinde odalarımıza çekildik. Sessizliği doya doya yaşayarak uykuya daldık. Beyler için digiturk tüm kanalları açık idi Bamm Bamm Galatasaray’ın maçını da arada izledi keyfine diyecek yoktu 🙂

dscf0561

Sabah uyandığımızda yağmur yağmaya başlamıştı. Doğa yağmur damlalarıyla kendini temizliyor, tazeleniyordu. Yağmurda biraz yürüyüp fotoğraflar çektikten sonra kahvaltıya geçtik. Şömine yanmaya devam ediyordu 🙂 Açık büfe kahvaltı gayet yeterliydi. Fondaki klasik müzikle pazar gününü iliklerimize kadar yaşıyorduk. Sıcak çayımızla nehir kenarında oturup yağmuru izledikten sonra otelden ayrıldık.

dscf0573dscf0583dscf0632dscf0633dscf0621dscf0641


Ağva sahilden arabayla geçtik. Zaten yapılmakta olan tesis inşaatı nedeniyle neredeyse sahil şeridi kapalıydı. Deniz fenerine kadar gittik. Kimsecikler yoktu, balıkçı tekneleri de dahil. Sonra Şile’ye bu sefer sahil yolundan geldik. 3.köprü bağlantı yolları nedeniyle çok fazla harfiyat kamyonu vardı yollarda. Bu aradaki köylerin doğası maalesef bu nedenle bozulmuştu.

dscf0649 

Yol üzerinde soğukta herşeye rağmen yetiştirdiği sebzeleri satan tatlı teyzeden biraz alışveriş yaptık. Hem o hem biz mutlu olduk.

dscf0694

Şile’de cuma ve pazar günleri kurulan Türkiye’nin ilk Yeryüzü Pazarına gittik. Yeryüzü pazarları slow food felsefesine göre işliyor. Bu pazarın özelliği direkt üreticiden tüketiciye ulaştırılması ve mevsiminde olmayan hiçbir ürünün burada bulunmaması. Sürekli belediye, ziraat ve gıda mühendisleri tarafından denetliyor. Hatta bizim gezimiz sırasında sorumlu gıda mühendisi ile tanıştık, bizzat oradaydı. Kar nedeniyle çok az üretici gelebilmişti. Ekşi maya ekmek, yoğurt,süt, yumurta, brokoli turşusu aldık ve üreticilerle biraz sohbet ettik. Yakın olan herkesin bu pazara uğramasını tavsiye ederim. 

dscf0714

dscf0695

dscf0711

dscf0701

dscf0707

İşte bir günlük İstanbul’dan kaçışımız böyle keyifli, huzurlu ve yeni keşiflerle sona erdi. Şimdi yazımı tamamlayıp pazardan alıp kaynattığım sütten yoğurt mayalayacağım. Bana müsade!

Mutlu kalın!

Not: Gezi ile ilgili kısa videoya instagram adresimden ulaşabilirsiniz. 

Reklamlar
This entry was posted in: Genel, Seyahat, Türkiye, Yemek
Tagged with: , ,

tarafından

1988 yılında sarı bir sonbahar günü doğdu. 40 günlükken yaptığı ilk şehirler arası seyahat sonrası gezme aşkı da onunla birlikte büyüdü. Ailesiyle yaptığı uzun keşif dolu yolculukları ile ‘keşfetme’nin dayanılmaz güzelliğinin farkına vardı. İnsanı ‘keşfetmek’ için tıp fakültesini bitirdi. Çocukların enerjisi ile genç kalabilmek için çocuk doktoru olmaya karar verdi. Hayatını birleştirdiği Oğuz Derya ile birlikte ‘keşfetme’ye devam ederken tecrübelerini paylaşmak için bu blogta yazılarını yayınlamaya başladılar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s