Aylar: Mart 2017

İstanbul Sana Söyleyeceklerim Var

İstanbul… Üzerine şiirler, hikayeler, romanlar yazılmış sırrına erişilememiş şehir İstanbul. Bir süredir İstanbul’da yaşayan ama İstanbullu olmayan benden dinleyin bir de.  Dünyanın göz bebeği olan, paylaşılamayan, iki kıtada toprakları bulunan nadir bir şehir nasıl göz göre göre yok olur aklım almıyor. Adeta eriyen bir mum gibi. Çağlar boyunca farklı imparatorluklara ev sahipliği yapmış, sokak taşlarında bile tarih saklı olan şehirden tarihin izleri insan eliyle yavaş yavaş silinmekte. Üstelik apaçık, İstanbul sakinlerinin şahitliğinde.  Hergün farklı bir semtin kentsel dönüşüm projesine dahil olduğunu duyuyoruz. Eskiden keyifle gezilen Caddebostan’da bunlardan biri. Bir süredir betondan bir semte çevrilmeye çalışılıyor. Eğer burada yürüyüşe çıkacak olursanız sizi bolca gürültü, çevre kirliliği ve beton mikserleri bekliyor olacak. Temiz hava almak için çıktığınız bu yürüyüşte bolca toz yutmuş, spor ayakkabılarınız yağmursuz bir günde çamura batmış, her sokaktan çıkan kamyonlardan super mario gibi bi oraya bi buraya kaçarken bulacaksanız. Alın size ‘bir tatlı huzur’  İstanbul!  Karaköy’e gittiğimde önünden her geçişinde içimiz cız ettiği yer, daha önce Souq Karaköy’ün kurulduğu yerin tam karşısındaki otopark. Bizans İmparatorlu’ğundan kalma tarihi kemerin üstü yıkılmış ve otoparka uygun hale …

3.Dalga Kahveci Adresleri

Kahve içmeyi çok sevmemin yanında kahve kültürüne olan ilgimden daha önceki  yazılarımda bahsetmiştim. Durum böyle olunca sürekli yeni bilgilere ve yeni mekanlara açık durumdayım. İstanbul’un en iyi 3.dalga kahvecileri yazımda gidip beğendiğim mekanları sizinle paylaşmıştım. Bugün de son zamanlarda keşfedip gidebildiğim benim için yeni 3.dalga kahvecilerden söz edeceğim.  Açılışı İzmir’le kapanışı İstanbul’la yapacağım. Baristocrat 3rd Wave Cafe & Roastery- Urla Urla son zamanlarda şehirden kaçanların sığınağı olan ve popüleritesi artan sevimli bir ilçe.  Benim için burayı artık daha sevimli kılan ise 3.dalga bir kahvecisi olması. Daha önce pek çok adını duyup ziyaret etme imkanım olmayan mekana nihayet gidebildim. Alsancak’ta da bir şubesi daha olan Baristocrat’ı ilk kez ziyaret edecektim. Yerini bulmak kolay oldu. Necati Cumalı Caddesinde ilerleyip toplum sağlığı merkezi tabelalarını takip ederek yakınlarına gelebilirsiniz. Eski Urla evleri arasında küçük camdan cephesini son anda farkederek arabayı park ettik. Küçük bir not olarak kalabalık günlerde araba park etmek için zorlanabilirsiniz. İçeri girdiğimizde geriye doğru uzanan kocaman bir mekan karşıladı bizi. Girişteki masa ve duvardaki resimler, çeşitli yerlere yerleştirilmiş kahveye dair obje ve kitaplar hoşuma giden ayrıntılar oldu. Bizi karşılayan …

Bir Varmış Bir Yokmuş… Venedik: Venedik Karnavalı

2 yıl önce Venedik Karnavalına ilk gelişimde o kadar hoşuma gitmişti ki tekrar gelicem demiştim ve nihayet o zaman gelmişti. Bu karnavalın hikayesi nedir ve ben neden bu kadar çok seviyorum, gelin size ayrıntılı bir şekilde anlatayım.  Geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan ve birçok engele rağmen yok olup gitmemiş bir geleneğin kutlamaya dönüşmüş hali Venedik karnavalı. 1162 yılında  Katolik Hristiyanların paskalyadan 40 gün önce başlayan  büyük perhiz öncesi halkın yemekler yiyerek eğlendiği bir gün olarak başlamış. Zamanla 4 aya kadar uzayan karnavala  Fransızların işgaliyle yasak gelmiş.  Yaklaşık 2 asır yapılmayan karnaval 1979’da şehir ekonomisini iyileştirmek için tekrar yapılmaya başlanmış. Karnaval dönemi milyonlarca turistin (yaklaşık 3 milyon) akınına uğradığını ve hemen hemen herşeyin fiyatlarının 2 katına çıktığını düşünürsek Venedik’e bu kararla sihirli bir değnek dokunmuş dersek hiçte abartmış olmayız.  Bu kutlama peki nasıl maskeli bir karnavala dönüşmüş derseniz onunla ilgili en bilinen hikaye de şöyle: 13.yüzyılda veba salgını nedeni ile vücudunda  yaraları gizlemek, hastalıklı halini etrafına göstermek istemeyenler kostümler giyip maske takmaya başlamışlar. Zamanlar maskeler renklenip, kostümler şatafatlı bir hal almış. Günümüze kadar değişmeyen tek şey maskelerdeki …