Türkiye, Yemek
Comment 1

İzmir’in Gizli Kalmış Cennetleri: Birgi ve Gölcük/ Izmir’s Hidden Gems: Birgi and Golcuk

İstanbul’dan İzmir’e taşındıktan sonra çevremde bana en çok sorulan soru ‘İstanbul’dan sonra İzmir’de yaşamak sosyal anlamda tatmin ediyor mu? oluyor. İzmir’in tarih boyunca ev sahipliği medeniyetlerin izini sürerken, Ege’nin her mevsim farklı güzel olan doğasıyla mest olurken, neden bu zamana kadar taşınmamışım diyorum.

After we have moved from Istanbul to Izmir one of the most frequent questions asked by my social circle is ‘Do you find living in Izmir socially satisfying after you have moved from Istanbul?‘. As I continue my quest searching for the ancient civilizations that Izmir hosted and ravishing the beauties of Aegean landscape with its seasonally changing view, I wonder why haven’t I moved in before.

DSCF0038 kopya

Birgi’ye ayak bastığımda da bu düşüncem bir kez daha aklımdan geçti. İzmir’e arabayla 2 saat uzaklıkta olan Birgi Köyü’ne İzmir Basmane garından kalkan trenle Ödemiş’e gidip oradan Birgi minibüsüne de kullanarak gidebilirsiniz. UNESCO  geçici kültür mirasları listesine giren Birgi, aslında artık Ödemiş’in bir mahallesi ama ben eskisi gibi köy demeyi daha uygun buluyorum.

This thought had passed through my mind as I arrived in Birgi. You can get to Birgi Town, which is Just 2 hours of driving away from Izmir, by taking a train from Basmane Terminal to Ödemiş Station and then taking the Birgi Dolmushes. The historic town of Birgi which is listed in UNESCO World Heritage, although it is now a district of Ödemiş I find it more appropriate to call Birgi a Town.

DSCF0252 kopya

Birgi’nin öyle derin bir geçmişi var ki; sokaklarında gezerken kılıçların sesi kulaklarımda çınlıyor gibiydi. Sırasıyla Frigler, Lidyalılar, Persler, Pergamonlular ve Romalıların egemenliği altına girmiş ve 13. ve 14. yüzyıllarda Aydınoğulları Beyliği‘ne başkentlik yapan bu küçük şehir kim bilir ne savaşlara, ne zaferlere şahit olmuştu!

Birgi has such an ancient history that you could almost hear the sounds of clashing swords. Who knows how many battles and victories this little town had witnessed throughout its history, being ruled over by Frigs, Lydians, Persians, Pergamon, Romans, respectively and then being the capital city of Aydınoğulları Beyliği.

Birgi tahmin edebileceğiniz gibi küçük bir yer dolayısıyla yürüyerek gezmek en iyi seçenek. Arabanızı herhangi bir yere ücretsiz bırakabilirsiniz.

Birgi is a tiny town just as you would expect it to be and thus to experience what it offers, your best option is a tour on foot.

Birgi’de gezilebilecek başlıca tarihi yapılar ise şöyle: (vaktiniz kalırsa görselde bulunan listede bulunmayan eserleri de gezmenizi öneririm)

Çakırağa Konağı (18.Yüzyıl)
Aydınoğlu Mehmet Bey Camii (14.Yüzyıl)
Aydınoğlu Hamamı (14.Yüzyıl)
İmam-ı Birgivi Türbesi (16.Yüzyıl)
Sandıkoğlu Konağı (19.Yüzyıl)
Birgivi Mehmet Efendi Medresesi (16.Yüzyıl)
Karaoğlu Camii (18.Yüzyıl)
Birgi Surları
Demiri Mağaza (16.Yüzyıl)
Küp Uçuran (12.Yüzyıl)

Historically significant places for you to see are as follows. (If you have enough time I would suggest you see other areas too, which can be found in the photo but not on our list)

Çakırağa Residence (18th Century)

Aydınoğlu Mehmet Bey Mosque (14.th Century)

Aydınoğlu Hammam (14th Century)

İmam-ı Birgivi Mausoleum (16th Century)

Sandıkoğlu Residence (19th Century)

Birgivi Mehmet Efendi Madrassah (16th Century)

Karaoğlu Mosque (18th Century)

Birgi Surları

Demirli Mağaza (16.th Century)

Küp Uçuran (12.th Century)

DSCF0229 kopya

Biz arabamızı şehrin girişinde uygun bir yere bıraktıktan sonra kahvaltımızı yapmak için Saliha Hanım Taş Konak’a gittik. Konak Cumhuriyet dönemi mimarisine sahip ve 2014 yılında restore edilerek Birgi’ye tekrar kazandırılmış.

After having parked our car, we went to Saliha Hanım Taş Konak for breakfast. Residence’s architecture had The Early Turkish Republic style and had been earned back by Birgi after being renovated in 2014.

DSCF0068 kopya

Birgi’nin simgesi narlarla süslenmiş avlusu ile bizi karşılayan konakta serpme kahvaltı servis edildi. Kahvaltı leziz fakat Ödemiş’in meşhur patatesi dışında sıradandı. İlgi ile servis yapan ekip bu açığı kapatıyordu. Fiyatlar ise kahvaltı için Birgi’de çok uygun. Çoğu yerde kişi başı 20-25 tl arasında değişiyor.

Residence’s forecourt, where our breakfast medley served, had welcomed us with its pomegranate decoration which is characteristic for Birgi. Our Medley was delicious, yet aside from Ödemiş’s famous potatoes, it was ordinary. However, Staff’s enthusiasm has met this gap. In Birgi the price you would pay for breakfast is rather low. It varies between 20 to 25 ₺ in most of the places.

DSCF0052 kopyaDSCF0050 kopya


Tam da nar mevsimindeyken nar suyumuzu içmeden gidersek olmazdı. O yüzden tazecik sıkılmış nar suyunu resmen hüplettik. Mükemmeldi!

We couldn’t leave Birgi, not before having our pomegranate juices, considering it was right the season for it. Soo, we literally slurped our freshly prepared pomegranate juices. Marvelous!!

Restorasyon sonrası etnik şekilde dekore edilmiş sofayı gezdik. Otelin odalarına restorasyon sonrası ilk kalan kişilerin ismi yazılmıştı. ‘Unutursam Fısılda’ filmi çekilirken burada kalan ilk isim Çağan Irmak olmuş. Son dönemde ‘Yeşil Deniz’ dizisi, Cem Yılmaz’ın rol aldığı iş bankası reklamları çekilirken ekipler burada konaklama yapmış.

We then wandered through the hall which after renovation was ethnically decorated. On the doors of each room were written the names of people who booked the room first after being renovated. The first person who reserved this room was Çağın Irmak. He stayed while the movie ‘Unutursam Fısılda’ was filmed. And lately, the film crew of tv series of ‘Yeşil Deniz’ and İş Bankası commercials, in which Cem Yılmaz was an actor, were all residents of this room.

DSCF0060 kopyaDSCF0061 kopya

Konak sofasında kısa geziden sonra konağın çaprazında yer alan Dervişağa Camii’nin mimarisini dışarıdan inceledik.

After our short visit to Konak Hall, we then examined the architecture of Dervişağa Mosque’s which was just across the Hall, from its exterior.

DSCF0069 kopya

Nehir kenarında yer almış servi ağaçlarının gölgesinde tarihi şirin evleri inceleyerek biraz ileride yer alan Çakırağa Konağına doğru yürüdük.

We walked by the river under the shades of cypress trees, while examining those cute historic houses, down to the Çakırağa Hall ahead.

DSCF0072 kopyaDSCF0079 kopya

DSCF0083 kopya

Yol üzerinde rastladığımız köprüden karşıya geçerek öncesinde Çukur Medrese’yi gezdik.

But before that, we came by a bridge on the way which we crossed and visited Çukur Medrassah.

DSCF0097 kopya

Restorasyonu çok başarılı olmamış, odaları görsel olarak iyi sunulamamış olsa da Birgi’nin geçmişine ait parçaları gördük ve bilgilendirmeleri okuduk.

Although the renovation wasn’t a success and rooms weren’t visually well presented, we were able to capture some pieces of Birgi’s history and also found some information signs.

DSCF0101 kopya

Karşısında yer alan Çukur Hamam’ı ziyaret ettik. Özensiz yerleştirilmiş bilgilendirme panolarını okuduk.

Then we visited Çukur Turkish Bath opposite the Çukur Medrassah. There were occasional and imprecise information signs

DSCF0119 kopyaDSCF0124 kopya

Burada çok oyalanmadan sokak köşelerine yerleştirilen yönergeleri takip ederek Küp Uçuran Kulesine vardık. Burası Bizans İmparatorluğundan kalma ongen şeklinde bir gözetleme kulesiydi. Maalesef çatısı çökmüştü ve çok bakımsızdı. Ziyarete kapalıydı. Tarihi öneme sahip, Birgi’yi canlandıracak bir yapı resmen kimsesiz bırakılmıştı. Çok yazık!

Not lingering too much in Çukur Turkish Bath we found our way to Küp Uçuran Tower by following signs placed on the corners of the streets. This was a decagon scouting tower from Byzantium Empire era. Unfortunately, it had been neglected, and the roof had collapsed. This structure with such a historical significance and a potential to revive Birgi literally left unattended. What a shame!

DSCF0144 kopya

Birgi’nin doğa ve tarihi birarada bulunduran sokaklarından yürüyerek 5 dakikada Çakırağa Konağına vardık. Birgi zenginlerinden birine ait konak köyün en etkileyici yapısı sayılıyor. 19. Yüzyıl mimarisini yansıtan konağın üst katı konak sahibinin Venedik hayranlığından dolayı Venedik’ten getirilen ahşaplarla yapılmış ve tavanlarında Ege’de bulunan meyve resimleri varmış. Varmış diyorum çünkü gittiğimizde Çakırağa Konağı kapısı duvardı; tadilata alınmıştı. Ne zaman açılacağı belirsizdi.

It took us 5 min. of walking to Çakırağa Residence, walking through Birgi’s streets, which harmoniously blend nature and history together. This is deemed to be the most impressive building of Birgi which had belonged to one of the Birgi’s wealthiest resident. The building represents a 19th-century architecture. For its former owner’s admiration for Venice, the second floor is told to be built with timber from Venice, and the ceiling decorated with paintings of Eagean fruits. I must underline the word ‘is told to be’ because, by the time we were there, the Residence had a brick wall instead of a door. It was closed for visiting due to renovation purposes. For an undetermined time.

DSCF0165 kopyaDSCF0164 kopya

Biraz hayal kırıklığına uğradık ama keyfimizi bozmadan hemen yanındaki Nardanesine göz attık. Bu şirin, renkli etnik dekorasyonlu mekan kahvaltı yapabileceğiniz alternatif adreslerden biri burası. Mevsiminde nar ve mandalina suyu da içebilirsiniz.

We were disappointed, but without losing our spirit, we advanced to Nardanesi which is just next to Çakırağa Residence. That was a cute, eccentric stop with ethnic decorations which is also can be considered as an alternative address for breakfast. You can have pomegranate and mandarin juices when in the season.

DSCF0160 kopyaDSCF0155 kopyaDSCF0158 kopya

Nehir kenarında yürüyerek yöresel ürünler ve el işleri satılan tezgahlara göz attık. Çok az sayıdaydılar. Tezgahlarda mutlaka peksimet vardı.

We kept wandering by the river while taking a glance at the stands where local goods and crafts were sold. There were very few of them. You could definitely find Peksimet on each stand.

DSCF0167 kopya

Çok sayıda ücretsiz üstü açık belediye tur otobüsü ile turistler gezdiriliyordu. Hoş bir uygulamaydı ama biz kullanmadık.

There were numerous free Open-top double-decker tour buses for tourists. A charming service yet we didn’t take them.

Çakırağa Konağından 10 dakika yürüyerek Türkiye’nin en güzel meydanlarından biri sayılan Birgi Köy Meydanına geldik.

After 10 mins. of walking from Çakırağa Residence we arrived at Birgi’s Town Square which is one of the most engaging of Turkey.

DSCF0207 kopya

Köy kahveleri ve köyün en önemli tarihi eserlerinden Aydınoğlu Mehmet Bey Camii burada yer alıyordu. Ege’nin en eski camilerinden biriydi ve yanında Aydınoğullarının mezarları vardı.

Town’s coffee houses and Aydınoğlu Mehmet Bey Mosque which is the most prominent structure of the town located here. This was one of the oldest Mosques in Eagan region, and also Aydınoğulları’s comb was beside it.

DSCF0175 kopya

Cami içine eşim girdi ve gezerken kendisine yetkilinin anlatımında aşağıda net olmamakla beraber gördüğünüz kapının çalınmış olduğunu 3 sene kadar türkiye dışında kalmış, ingiliz bir turistin haber vermesiyle ülkemize geri kazandırılmış olduğunu öğrendik.

My husband went into the Mosque. There he was informed by the officer that the door (the fuzzy photo below) of the Mosque had been smuggled out of Turkey and stayed lost for 3 years. It was only after a British tourist reported the whereabouts of the door and so authorities requested the artifact back.

DSCF0183

Bahçesinden karşıya baktığınızda yeşile boyanmış harika bir Birgi manzarası göreceksiniz. Bu manzarayı sakın ama sakın kaçırmayın!

For a spectacular sightseeing of Birgi as if it was painted with green dye, you just need to look through the garden. You wouldn’t ever want to miss such a view.

DSCF0195 kopya

Caminin bahçesinde bulunan doğal ürünler ve hediyelik eşyalar satan dükkandan kendinize ve sevdiklerinize küçük hatıralar alabilirsiniz.

You can also buy natural products and souvenir from the Mosque’s Garden for your loved ones and yourself.

DSCF0200 kopyaDSCF0205 kopyaDSCF0203 kopya

Meydanda bulunan köy kahvelerinden birine oturup Birgi’ye doymanızı öneririm. Meydanda satış yapan köy halkından da alışveriş yapabilirsiniz. Ödemiş patatesi ve mevsiminde kestane almanızı öneririm.

I would suggest you take a seat on one of the coffees located in the town center and live Birgi to its fullest. Besides, you can shop with the locals who are around. Also, I would suggest you buy Ödemiş’s potatoes and chestnut (on its season).

DSCF0206 kopya

DSCF0226 kopya

Biz Mor Fesli adlı mekana oturduk ve 2 bardak nar suyuyla günlük C vitamini ihtiyacımızın neredeyse tamamını gidermiş olduk.

We chose Mor Fesli for this purpose, and by ordering 2 pomegranate juice, we have almost wholly replenished our daily Vitamin C supplies.

DSCF0216 kopya

DSCF0215 kopya

C vitamini deposu taze sıkılmış nar suyu

Servi ağaçlarının gölgesinde bıraksanız bir gün oturabilirdim öyle güzeldi. Turistlerin telaşesini ve yerli halkı izlemek çok keyifliydi. Zamanın yavaş aktığını görebildiğim yerleri her zaman sevmişimdir.

If I could, I would definitely sit by the cypress trees all day long. It was that beautiful. Watching for Tourists rush and locals were a pleasure. I always loved the places where I can watch the time flow in slow motion.

DSCF0243 kopya

Buradan sonra İmam Birgivi Medresesi açık olmadığı için gezemedik. Meydanda Gazi Umur Bey’in heykeli vardı.

Unfortunately, we couldn’t visit İmam Birgivi Medrassah which was our next stop, for it was closed. But we managed to see Gazi Umur Bey’s statue in the concourse.

DSCF0228 kopya

Buradan nehirin diğer yakasını gezerek arabamızı park ettiğimiz yere doğru yürüdük. Nehrin diğer yakasında bulunan 19 yy. mimarisinin sade örneği olan Sandıkoğlu Konağı’da tadilatta olduğu için göremedik. Akşam üzere herkes evlerine çekilmiş. Evlerin dumanları tütmeye başlamıştı. Nehrin diğer yakasında ara sokaklarda birçok güzel süprizle karşılaştık.

From here we crossed over and walked down alongside the river to the parking lot where we left our car. On the other side, there was Sandıkoğlu Residence which was a modest 19th-century building. We couldn’t visit it because it was closed due to construction. As the night fell, everyone was gone to their houses. You could see chimneys started giving out smoke. On the other side, we encounter this and many other pleasant surprises.

DSCF0233 kopya

DSCF0245 kopya

DSCF0237 kopya

DSCF0249 kopya

Birgi’nin meşhur esnaf lokantası Baba Lokantasına ancak akşam üzeri gidebildik. Öğle saatlerinde yemek yemenin makbul olduğu, oğlak güveç, kuru-pilav ve tahinli baklavası meşhur olan lokantada günün sonuna geldiğimiz için yemeklerden az az kalmıştı.

It was until after the night fell when we reached to Birgi’s renown guild restaurant named Baba Restaurant. Restaurant’s infamous kid stew which is better to be eaten up for lunch and Baklava with Tahin were almost completely consumed for we arrived so late.

DSCF0255 kopya

Bizde mercimek çorbası içtik. Sıcacık ve çok lezizdi. Bir de tahinli baklava ve kadayıf tatlısı denedik ki yok böyle bir lezzet!

So we had lentil soup. It was piping hot and delicious. For dessert, we tasted Baklava with Tahin and Kadayıf which were so gratifying we couldn’t believe it.

 

Birgi’nin tarih kokan sokaklarını geride bırakarak yarım saat uzaklıktaki tektonik oluşumlarla meydana gelen Gölcük Gölü’ne günü batırmak için yola çıktık. Bol virajlı ama enfes doğa manzaralarıyla süslü yoldan göle ulaştık. Yazlık evler genelde kapatılmış herkes şehre dönmüş, göl sessizliğe bürünmüştü. Sonbahar renkleri yavaş yavaş doğasını ele geçirmeye başlamıştı. Sarıdan yeşile renk cümbüşü ve dinginlik tam da şehir insanının aradığı huzurun formülü gibiydi.

To see the sunset we left Birgi‘s streets filled with a history behind and drove off to the Gölcük Lake. The lake was formed by tectonic events and was just half an hour away. We reached to the lake driving on curvy roads and by the gorgeous sight. Summer houses were closed, and everybody returned to their cities. Lake had fallen into silence. Colors of spring have been slowly but surely taken over nature. A color riot of yellow and green was contradicting the tranquility. It was definitely what a urbaner would yearn for, The recipe for peace.

DSCF0268 kopyaDSCF0274 kopyaDSCF0294 kopyaDSCF0273 kopya

Göl çevresinde tesisler oldukça bakımsız kalmıştı. Bir tane kapalı alanı da bulunan restaurant vardı diyebilirim.  Pazarın kapanışına denk gelsek de kiraz, üzüm ve erik kurularından almayı ihmal etmedik.

Facilities around the lake were neglected. I can honestly say that there was only one restaurant with an interior. Although we could just reach until the closing time of bazaar, we didn’ skip the chance to buy cherry, grapes, and prune.

DSCF0296 kopyaDSCF0297 kopya

Merkezde bulunan fırından kışlık peksimetlerimizi de aldık. Kilosu sadece 8 tl’ydi. Bölgenin en iyi peksimetleri buradaymış. Kış boyunca ıslatılıp tulum peynirle yenmesine doyum olmazmış.

We also bought winter Peksimets from the bakery in the town center. It was only 8₺ for one kg. This was the best bakery around for Peksimet. It was told that if you eat it with Tulum Cheese, you couldn’t get enough of Peksimet during winter time.

DSCF0302 kopya

Güneşi göl kenarında gökyüzünün harika renk şovuyla batırdık. 

We watched the sunset by the lake. It was a beautiful show with colors.

DSCF0305 kopya

İzmir’de binlerce yıllık tarihin ve doğanın izinde bulduğumuz Birgi’yi çok sevdik. Hafta sonu gezisi için ideal bir rota. Sadece biraz ilgisiz kalınması ve değerinin bilinmemesine üzüldük. Bu ilgisizlikten dolayı UNESCO geçici dünya mirasları listesine yer alan Birgi’yi kalıcı listeye sokabilmek için daha çok yolumuz var gibi görünüyor.

In search of Izmir’s ancient history and nature, Birgi with its history reaching thousands of years back has earned our love. She is a perfect route for a weekend. It broke our hearts to see her uncared and her value unappreciated. Just because of this carelessness, it seems to us that there is a long way Birgi is to be listed permanently under UNESCO’s World Heritage.

 

Yeni keşiflerle görüşmek üzere!

Until next adventure! Stay tuned!

P.s: Thank you for your support, Deniz Kaplan

 

 

 

This entry was posted in: Türkiye, Yemek

by

1988 yılında sarı bir sonbahar günü doğdu. 40 günlükken yaptığı ilk şehirler arası seyahat sonrası gezme aşkı da onunla birlikte büyüdü. Ailesiyle yaptığı uzun keşif dolu yolculukları ile ‘keşfetme’nin dayanılmaz güzelliğinin farkına vardı. İnsanı ‘keşfetmek’ için tıp fakültesini bitirdi. Çocukların enerjisi ile genç kalabilmek için çocuk doktoru olmaya karar verdi. Hayatını birleştirdiği Oğuz Derya ile birlikte ‘keşfetme’ye devam ederken tecrübelerini paylaşmak için bu blogta yazılarını yayınlamaya başladılar.

1 Comment

  1. Yine güzel bir anlatımla Birgi’yi hatırlattın teşekkür ederim. Çakır Ağa konağı epeydir restorasyonda sanırım. Yabancılar tarihi eserlerine sahip çıkarken biz tam tersini yapıyoruz maalesef. Üstelik restore edelim derken maskara ediyoruz. Çok kızıyorum. Dünya miras listesinde bile geçiciyiz ne demekse…
    Kalemine sağlık Meltem’ciğim. Sevgiler.

Bir Cevap Yazın