All posts tagged: new york

 Macera Dolu Amerika Bölüm 2: New York -Manhattan Bölüm 1

New Yorker olma yolunda ilerleyen balayı çifti olarak Manhattan’ı bir uçtan bir uca gezmenin vakti gelmişti. Manhattan ‘bir çok tepeden oluşan ada’ anlamına gelmektedir. New York’un kalbi, birçok kişinin hayal şehridir.  Bu ada 3 bölüme ayrılır: Downtown, midtown, uptown. Downtown Manhattan adasının kurulduğu yerden başlar. Financial district en güney ucudur. Biz de adayı kurulduğu yerden gezmeye başladık her sabah olduğu gibi erken saatlerde subway ile gideceğimiz noktaya ulaştık. Manhattan’da yaşayanların %75’inin aracı yok, subway en önemli ulaşım araçları. Bu kadar az araçla bile bu kadar kötü bir trafik olması şaşırtıcı biz İstanbul trafiğini tatmış canlılar için 🙂 Subwayle nereye gelmiştik? SoHo’ya. 1970’lerden sonra Andy Warhol başta olmak üzere pop-art akımı sanatçılarının bu bölgeye yerleşmesiyle bir sanat merkezi haline gelen açık adıyla ‘South of Houston’daydık. SoHo deyince gözünüzün önüne ünlülerin yürüdüğü, tasarım mağazaların olduğu modanın kalbinin attığı ve sanat galerilerinin bulunduğu bir yer gelebilir. Soho kesinlikle göze hitap eden bir yer ve Manhattan’a geldiyseniz yolunuz mutlaka buraya düşmeli. Belki yolda Gigi Hadid’le karşılaşırsınız 🙂 Subway’den çıkıp ‘SoH0’da brunch yapmadan dönülmez’ sözünü bir de biz onaylayalım diye Jack’s Wife …

Macera Dolu Amerika Bölüm 2: New York-Williamsburg

New York hipsterlerinin izinde sabah 7’de Brooklyn’de kaldığımız otelden çıktığımızda güneş yüzünü göstermiş ama bahar mevsiminin tatlı bir esintisi vardı. Hedefimiz iyi bir kahve içip Williamsburg’u keşfetmekti. Yollarda sarı şirin okul otobüslerinden ve koşu yapan bir kaç kişiden başka kimseler yoktu. Yürüdüğümüz yerler Williamsburg’un yükseliş öncesi nasıl bir yer olduğunun özeti gibiydi. Fabrikalar sıra sıra diziliydi. Tahmin edebileceğiniz gibi son yıllarda gözde olan bu bölge eskiden işçi sınıfının yaşadığı, fabrikaların bulunduğu adı pek önemsenmeyen bir yerdi. Geniş bir caddenin kaldırımından ilerlerken ilk gün kahvelerine ve mekanına hayran olduğumuz Brooklyn  Roasting Company ‘nin küçük bir şubesini gördük. Yeni bir yer keşfetmek istediğimiz için bugünlük burada içmedik kahvemizi. Williamsburg’a yolumuz uzundu ve tek derdimiz ‘şimdi nereye gitsek’ti 🙂 Böyle zamanlarda ayaklarımız bize dur diyene kadar yürümek en büyük keyfimizdi. Toz pembe bir hayata geçiş yapmıştık resmen. Bedford Caddesine girdiğimizde evlerin mimarisi dikkatimi çekti. Saat çok erken olduğundan yolda daha bir hipstere rastlayamamıştık. Hipsterlerden önce bizi devasa graffitiler karşılamıştı. Adeta bir açık hava sanat galerisinde gezer gibiydim. Başımı nereye çevirsem graffitiydi. Özgürlüğün ülkesinde hayal dünyası gezegenimizi aşan gizemli insanların harika …

Macera Dolu Amerika Bölüm 2: New York -Brooklyn

Amerika yazı dizisinin en uzun ve en keyifli kısmına geldik: New York. Hollandalılar tarafından kurulmuş ve ilk adı New Amsterdam’mış. Daha sonra İngilizler tarafından ele geçirilerek York düküne ithafen adı New York olarak değiştirilmiş. Amerika’nın en kalabalık şehri, dünyanın en kalabalık metropolitan kentlerinden biri.  170 farklı dil kullanılıyor ve 3 kişiden biri Amerika’da doğmamış. Bu kısa New York özgeçmişi nasıl bir şehir olduğu hakkında aklınızda küçük bir pencere açmıştır diye düşünüyorum. Bir önceki yazımda New York’ta 04.00’te uyandığımız ilk günde kalmıştık.Brooklyn’deki otelimize geçeceğimiz için valizlerimizi toparladık. En rahat spor ayakkabılarımızı giyip hazırlandık. 06.00’da otelin kahvaltı salonuna indik. Kahvaltıda Amerikalıların bağımlısı olduklarını düşündüğüm yumurta çeşitleri, buzlu su, portakal suyu, kahve ve pancake vardı. Buzlu su içmeden güne başlanamadığını burada öğrendik 🙂 Haberleri izleyip ülke gündemine müdahil olduktan sonra otelimizden çıkışımızı yaptık. Brooklyn’de 3 gün konaklayacağımız Dazzler otel e giderken taksi kullandık. Uber’i tercih etmedik çünkü New York’ta trafiğin yoğun olduğu yollara girerek ücreti arttığını duymuştuk ve ilk gün üyelik doğrulama kodu Amerika’da gelmedi.     ‘Metropole hoşgeldin’ dedirten İstanbul’dan hallice bir trafikte ilerlerken sempatik Dominikli şöforle New York sohbetine …