Paris’te Şık Bir Öğle Yemeği: Le George

Paris sanatın, modanın ve yemeğin kalbinin attığı yerlerden biri. Durum böyle olunca, Şubat ayında yaptığımız Paris seyahatinde mümkün olduğunca bizi mutlu edecek yemek adreslerini ziyaret etmeyi planladık.

Bu planlardan biri de bir Parisli gibi şık bir mekanda, lezzeti ödüllendirilmiş bir restoranda yemek yemekti. Bunun için seçimimiz Le George’dan yana oldu.

"Paris’te Şık Bir Öğle Yemeği: Le George"

İzmir’in Gizli Kalmış Cennetleri: Birgi ve Gölcük

İstanbul’dan İzmir’e taşındıktan sonra çevremde bana en çok sorulan soru ‘İstanbul’dan sonra İzmir’de yaşamak sosyal anlamda tatmin ediyor mu? oluyor. İzmir’in tarih boyunca ev sahipliği medeniyetlerin izini sürerken, Ege’nin her mevsim farklı güzel olan doğasıyla mest olurken, neden bu zamana kadar taşınmamışım diyorum.

"İzmir’in Gizli Kalmış Cennetleri: Birgi ve Gölcük"

Toledo’da Şık Bir Akşam Yemeği: El Carmen de Montesión

While I was planning our stay in Toledo, I searched for a venue, a restaurant where we could feast our taste buds with local food. All recommendations that I came up with pointed to El Carmen de Montesion. The fact that the Restaurant being a  Michelin 1 Star Restaurant had played a major role in deciding.

"Toledo’da Şık Bir Akşam Yemeği: El Carmen de Montesión"

Yeni Anadolu Mutfağı ve Mikla Restaurant

Bugün son 1 yıldır ismini daha sık duymaya başladığım, Dünya çapında büyük bir başarıya imza atan Mikla Restaurant’tan bahsedeceğim. Mikla Restaurant Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek 3 yıldır the world’s 50 best restaurants (dünyanın en iyi 50 restaurantı) kategorizasyon sisteminde ilk 100’e girmeyi ve oradaki yerini yükselişiyle beraber korumayı başardı. 2015 yılında 96.sırada iken, 2017 yılı son listede 51.sıraya yükseldi.  Göğsümüzü kabartan bu başarıyı yerinde görmek benim için ayrı bir keyif olacaktı. Yemeklere geçmeden önce bu başarının hikayesine bir bakalım.…

"Yeni Anadolu Mutfağı ve Mikla Restaurant"

Bir Yaz Rüyası Cote d’Azur: Cannes

Herşey maviye olan aşkla başladı. Gökmavisi kıyı anlamına gelen Cote d’Azur, adından da anlaşılabileceği gibi özellikle yaz aylarındaki kusursuz mavi deniziyle beni kendine çekti. Aslında daha önceleri seyahat etmeyi planladığım destinasyonlar arasında ilk sıralarda değildi. Fakat kış aylarında okuduğum yazılar, gördüğüm fotoğraflar aklımı çeldi. Mayıs ayındaki İzmir-Alaçatı kaçamağım sırasında kesin kararımızı verdik ve sanırım Güney Fransa’nın en sıcak ayına, temmuza, gidiş-dönüş Nice’e biletlerimizi aldık. Biletlerimizi aldığımız an hazırlıklar başladı. Bir sonraki tatil planlarını genelde böyle tatil…

"Bir Yaz Rüyası Cote d’Azur: Cannes"