All posts filed under: Gurme

Aydın’da Bir Yol Üstü Durağı: Ağaçlı Köy

Arabayla yapılan yolculukların benim için en güzel kısmı yol üzerinde verilen kısa molalardır. Eşim Oğuz (yazarımız Bamm-Bamm)’da benim gibi olunca bizim yolculuklar molalarla uzadıkça uzuyor 🙂  Bugün de İzmir’den Kuşadası’na giderken yeni bir köy keşfettik. Doğası, eski Rum evleri, zeytini ve dev bazlamalarıyla ünlü Ağaçlı Köy’ü bu kadar zamandır nasıl es geçmişiz bilmiyorum. Söke’nin bir dağ köyü olan Ağaçlı Köy’e hem Bodrum’a hem de Kuşadasına giderken uğrayabilirsiniz. Doğayla bütünleşebileceğiniz, köy kahvaltısı ve yemeklerini bulabileceğiniz bir adres. Samos Körfezi manzarası da müthiş.  Ağaçlı Köy’de öğle kahvaltısı için Ağaçlı Restaurant’ı tercih ettik. Kahvaltı servisi saat 16.00’ya kadar devam eden mekanda  aynı zamanda akşam tandır ve tuzda tavuk servisi de yapılıyor. Kahvaltı için ağaçların altında ip gibi sıralanmış masalardan birine oturduk. Her masanın yanında semaver yerleştirmek için kütükler konulmuştu. Tek dezavantajı yol kenarında olmasıydı.    Standart serpme kahvaltının içinde en beğendiğim yazlık karışık kızartma oldu. Yaza en çok yakıştırdığım bu yoğurt soslu kızartma leziz sebzelerle damağımda bir bayram havası yarattı. İkinci en beğendiğim kahvaltılık ise kırmızı erik reçeliydi. Kişi başı 20 tl olan kahvaltı yumurta olmaması dışında yeterli çeşitlilikteydi.  Semaverde çayımız …

İstanbul’un En İyi 3.Dalga Kahvecileri

Kahve tutkusuyla güne uyanan, kokusuyla ilham alanlar için bu yazımda İstanbul’daki en iyi 3.dalga kahvecileri sıralamaya çalışacağım. Öncelikle adının çoğu kişi tarafından duyulmadığı, duyanların bir kısmının da tam anlayamadığı 3.dalga kahveci kavramını özet geçmek gerek. Bu konu üzerine yazılmış makale, kitaplarda bahsedildiği gibi şarap kültürünün kahvede vücut bulması gibidir. En iyi kahve çekirdekleri, nasıl demlenebilecekleri, farklı tatlarla füzyonu, yanında partner olabilecek yiyecekler gibi şeyleri kapsamaktadır. Kahve kültürü demek en özeti olur.Benim için tanımı ise kahve tutkusunun derinliklerine inen merdivenlerdir. Böyle bir akımın içinde ortaya çıkan kahvecilerin yaptıkları işlerin yaratıcılıklarının sınırlarını da oldukça genişletiyor. 2.dalga kahvenin temsilcisi Starbucks bile reserve şubeleriyle 3.dalga kahveciliğin yakınlarında dolaşmaktadır. Başarısı tartışılsa da sayıları her geçen gün artmaktadır. Dünyada bu akımın meyveleri kahveciler genelde metropol kentlerde yer alıyor. Modern yaşamın bitmez tükenmez yeni arayışını tatmin edebilecek bir öğe gibi de çıkabiliyor karşımıza. Ülkemizde de en çok İstanbul’da olmak üzere son zamanlarda ivme kazanan İzmir’de de bir çok mekan bulabilirsiniz. Her gün bir yenisi açılan bu mekanlardan 3.dalgayı en iyi temsil edenleri sıralamaya başlayıp karar vermekte işinizi kolaylaştıralım. Aldığım kahve eğitimleri ve kahve …

Şarap var okursan, kitap var içersen?

Herkese selam.. sizlere bored panda da ilgimi çeken bir yazıdan bahsetmek istiyorum. Mısır patlağı&Film ikilisi nasıl ayrı düşünülemez ise güzel bir kitap ile kaliteli bir şişe şarapta ayrı düşünülemez. Uyumları harikadır. Fırından çıkmış taptaze sıcacık ekmek üstü nutella gibi 😀 örnekleri arttırmak mümkün. Konumuza dönersek;  işte bu uyumdan yola çıkarak İtalyan şarap imalatçısı Matteo Correggia ve tasarım firması Reverse Innovation ‘ Librottiglia ‘yı yaratmışlar. Açılımı italyanca kitap ve şişe kelimelerinin akıllıca kombinasyonundan yaratılmış ve edebiyatla iç içe geçmiş bir dizi şarabı içermektedir. Librottiglia serisinin her şişesinde etiketin bir parçası olarak  içindeki şarapla tam uyum içerisinde kısa bir öykü bulunmakta. Tasarım firmasının şu mottası çok ilginç: günümüzde okumak için bilgisayar, tablet ve cep telefonlarını kullanıyoruz. Neden bir şişe şarap olmasın? Şimdilik şarap seçimine eşlik eden heyecan verici hikayelerin bulunduğu sınırlı koleksiyonuna üç yazar katkıda bulunmuş. Bunlardan ilki Roero Arneis serisi şaraplar. Gazeteci ve Hicivci Danilo Zanelli’nin “L’omicidio” -‘Cinayet’ adlı öyküsü Beyaz Roero Arneis’in taze ve hafif ruhuyla harmanlanmakta. Bir diğeri Anthos: şarkıcı ve yazar Patrizia Laquidara’nin  “La Rana nella Pancia”-‘Göbekteki kurbağa’ adlı öyküsü Kırmızı Anthos’un nadir kişiliğini tamamlayan ilginç bir masaldır. Son olarak: Roero serisi şaraplar. “Ti …

İstanbul Kahve Festivali

Bu yazıyı bir fincan dumanı üstünde kahvenizle okumanız şiddetle tavsiyemdir. Bu yıl 3.sü yapılan İstanbul kahve festivaline yoğun iş hayatımdan dolayı 3.gün katılabildim. 4 gün süren festivale vaktiniz varsa haftaiçi günlerde katılmanız rahat gezmek açısından daha doğru bir tercih olacaktır aksi takdirde küçük bir kahve tadımı için onlarca kişiyle sıra beklemek zorunda kalabilirsiniz. Festivale programı ve biletlerine  istanbul coffee festival adresinden göz atabilirsiniz. Biletler bu yıl farklı olarak kapıda da satışa çıktı. Geçen yıl biletix dışında bilet alınamıyordu. Davetli olarak katıldığım için bilet sorunsalını aşmıştım. Küçükçiftlik Parkta  olması ulaşım açısından harika seçimdi. Geçen yıl Haydarpaşa Garı nostaljik, romantik bir ambiyans dışında pek istenilen keyfi verememişti. Çok fazla kişi ile vagonlarda kahveyle romantizm fikri ızdıraba dönüşmüştü 🙂 Sabah giriş yaptığımızda çok fazla kişi yoktu. Güvenlik önlemleri yeterli gelmedi bana. Yüzeysel bir çanta araması günümüz Türkiye’si için oldukça cesurcaydı. Kapıdan girince karşınızda paralel uzanmış standlar bizi karşıladı. En kalabalık noktadan gezimize başladık. En kalabalık yer bilin bakalım neresiydi ? Tabii ki Kurukahveci Mehmet Efendi. Oradaki kalabalığı görünce kahve kültürü konusunda daha yolun çok başında olduğumuzu bir kez daha …

En tatlı yazım: Nutella bar

Çikolata ve fındık karışımından oluşan bir ezmenin bağımlısıyız ki sormayın! İtalya’da doğan bu lezzetin dünyaya hükmedişi ilginç değil aslında. Bir kaç kaşıkta mutluluk veren nadir şeylerden biri. Duyduk ki bugün Nutella cafe açılıyormuş Zorlu Center Eataly’de. Bir nutellasever olarak bunu görmek şart olmuştu. İş çıkışı düşmüş kan şekerlerimizin de etkisiyle Eataly’e geldik. 1.katında bulunan cafe, eataly içindeki diğer mekanlar gibi yer edinmişti kendine. Aslında bir nutella bardı. Zaten dünyadaki örneklerinde adı nutella bar olarak geçiyor. İlk gün olduğu için biraz yoğundu. Küçük vitrininde ilk göze çarpan nutellalı kruvasandı. Çok fazla çeşit olmasa da pratik anlamda yeterliydi. Seçimlerimizden nutellalı kruvasan başarılıydı ama inanın daha iyilerini başka yerlerde yemiştim. Bir de maritozzoyu denedik o da biraz fazla şekerliydi. Aslında evde bir kavanoz nutellayla çok daha iyileri yapılabilir. İşte örnekleri:nutella tarifleri Yine de yolunuz Zorlu Center’dan geçer iki kaşık mutluluk almak isterseniz bir uğrayın derim 🙂 Herkese tatlı geceler!