All posts filed under: Haberler

‘Kaplan’lar Keşifte’ Blogumuzun 1.Yılı Kutlama Hediyesi: Alaçatı’da Tatil

“Kaplan’lar Keşifte” blogumuzu açalı 1 yıl oldu. @dr_ottoman (yazarımız bamm-bamm) ve benimle beraber keşif yolu bir yıl geçirdiniz ve ben de bu duruma karşılıksız kalamadım😍 Dünyayı ve yenilikleri keşfederken hep dönüp dolaşıp geldiğim nokta “hayatın paylaştıkça güzelleştiği” oldu. Bu yüzden bu 1.yılın mutluluğunu paylaşarak çoğaltmak istedim ve çok sevdiğim Alaçatı’nın en güzel zamanı Eylül ayında 5-30 Eylül 2017 tarihleri arasında istediğiniz tarihte 2 gece 2 kişilik (tek oda, havuz manzaralı)+kahvaltı şeklinde konaklama hediye ediyorum. 🏝 İnstagramdan katılabileceğiniz çekiliş için yerine getirmeniz gereken koşullar ise şöyle: 1️⃣ benim instagram hesabım @artista_m ve @breraotel i takip etmek, 2️⃣ instagramdaki bu fotoğrafı beğenmek, 3️⃣ fotoğrafın altına istediğiniz arkadaşı etiketlemek ( istediğiniz sayıda etiketleyebilirsiniz. 🏝Her bir yorum bir katılım hakkı demektir. 🏝Geçersiz hesaplar ve koşulları yerine getiremeyenler çekilişe dahil edilmeyecektir. 🏝Katılım 19 Ağustos gecesi saat 23.59 itibari ile sona erecek. Çekilişi ise 20 Ağustos günü random.org üzerinden gerçekleştirip instasnaps’te kazananı ilan edeceğim💫 🏝Kazanan kişinin konaklama tarihini en geç 24 Ağustos 2017’ye kadar @breraotel ve bana bildirmesi gereklidir. Herkese bol şans diliyoruz❣️😊

22.İzmir Kitap Fuarı’ndan Notlar

22. İzmir Kitap Fuarı bu yıl 22-30 Nisan tarihleri arasında gerçekleşiyor. TÜYAP tarafından düzenlenen fuar bu yıl da herzamanki yerinde Uluslarası İzmir Fuar Alanı-Kültürpark’ta. Girişin ücretsiz olduğu, 11.00-22.00 saatleri arasında açık olan fuara iş çıkışı gitme şansı buldum. Tabii ki sadece bir salonu gezebildim. Eğer almak istediğiniz çok kitap varsa ve gerçek bir kitapseverseniz 400 yayınevinin bulunduğu ve hergün birçok etkinliğin düzenlendiği fuara 1 gün yetmeyecektir. Haftaiçi olmasına rağmen yoğun bir ilgi vardı fuara. Bu yıl Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk’ün yaptığı açıklamada geçen yıl İzmir’deki fuara katılım sayısının neredeyse İstanbul’la aynı olduğunu belirtmiş. Salonlara ayrılan fuarda 2. salonu gezme şansım oldu. Sahafların bulunduğu salona başka bir gün ayırmaya karar verdim. Düzenli bir şekilde sıralanan standlardan içeriye ilk girişte göze çarpanlar doğan kitap ve can yayınlarıydı. Fuara gitmeden mutlaka almak istediğiniz kitapları ve bağlı oldukları yayınevlerini listeleyerek giderseniz çok karlı bir alışveriş yapabilirsiniz. %20-%30 arası indirim dışında birçok yazar seri kitap alımında uygun fiyatlar uygulanıyordu. Arada yapılan anonsları seslendiren gizemli kişinin romantik sesiyle şiir gibi kayıp eşya duyuruları da tam temaya uygun olmuştu. Gezerken anonsların sırasında mutlaka kulak …

Türkçe gittigidiyor mu?

Referandum, Milletvekillerinin gözaltına alınıp serbest bırakılmaları, Trump’ın Özgürlükler Diyarının gerçek yüzünü yansıtmaya başlamasıyla meşgulken dünkü yazımdan ötürü epey bir eleştiri aldım GATA’dan sınıf arkadaşlarımdan… Sayemde Afganca öğrenen meslektaşım olduğunu görmek gözlerimi yaşarttı desem yeridir. Lakin 150-200 kelimeyle günü geçiriyorken üstüne yazı dilinde hatalar yapmak.. Haklılar bu konuda eksikleri gidermek gerek.. Önlem olarak yazılarıma 3 kişilik bir editör heyeti atamaya karar verdim 🙂 Aylardır Sözcü Gazetesi’nde her pazar keyifle yazısını okuduğum Oray Eğin’in önce 2 hafta yazmaması sonra da bir anda Habertürk’e transfer olması insanın kafasında soru işaretleri bırakmıyor değil… Okuyanlar bilir FETÖ karşıtı sivri yazılarıyla örgüte olan duruşunu net bir şekilde gösteriyorken bir anda Altaylı’nın köşe yazarlığını yaptığı bir gazeteye geçmesi hala kripto FETÖcülerin etkisi mi var sorularını akla getiriyor… Zamanla göreceğiz yazılarında nasıl bir evrim geçirecek ve hala aynı sertlikte yazılar kaleme alabilecek mi… İstanbul Modern bünyesindeki Antrepo 4, son sergisi “Liman”ı sanatseverlerin beğenisine sundu. Bildiğiniz üzere Bülent ve Oya Eczacıbaşı’nın 12 yıl önce Karaköy’deki ‘İstanbul Limanı’ olarak bilinen adreste açtığı İstanbul Modern’in bünyesinde bulunan Antrepo 4 binası, uluslararası standartlarda bir modern sanat müzesine dönüşecek. …

Başarının Gözyaşları..

Yeni bir hafta… Genelde çoğu ünlü köşe yazarı pazartesileri tatil yapar yazı yazmaz. Bende buna hiç anlam veremem. O zaman herkes pazar gününe doluşmasın bölüşün; bi kısmınız pazartesi yazsın bizde pazartesi köşe yazısız kalmayalım. Ama yok herkes bir düzen tutturmuş gidiyor ve bizler pazartesi sendromuyla baş başa kalıyoruz. İşte buradan yola çıkarak sizi susuz köşemi yazısız bırakmamaya karar verdim ve saat 00.30 da geçtim mac’in başına. Geçtiğimiz hafta sonu güzel haberler aldım. Hep hayalini kurduğumuz ama cesaret edemediğimiz İstanbul’dan  kurtularak İzmir’e yerleşme hayalimizi gerçekleştiren iki sevdiğim dostumdandı bu güzel haberler. Biri Kuşadası Toplum Sağlığı Merkezi’ne atamasını çıktığını telefonda anlatırken bir diğerinin taşınma haberini tesadüfi olarak Kuaförüm Adem Terzi‘den öğrendim 🙂 Alaçatı’ya taşınmış eski dostum. Ama ikisi içinde o kadar çok sevindim ki anlatamam. Kendime kızdım sadece.. Hayal etmek güzel ama onu gerçekten istemedikten, peşinden koşmadıktan sonra oturup gerçekleşmesini beklemek ya da her sohbette dile getirmek … Tamda bu ana uygun bir şarkı ile devam edeyim.. An old man turned ninety-eight He won the lottery and died the next day It’s a black fly in your …

İnsan mıyız!

Günlerden Pazar… Ocak ayını da yavaş yavaş kapatıyoruz.. .Ömür, kum saatimizden tanecikler boşluğa akıyor olanca hızıyla…Bugün köşemde içimi dökmek istedim sizlere.. Siyaset yazmayayım diyorum; whatsapp gruplarında siyaset konuşmayalım diyoruz, bu grubun konusu bu değil diyoruz biri buna uymuyor sonra aykırı sesler ya da gruptan çıkmalar kopmalar oluyor. Uymak zorunda mıyız gerçekten ya da siyasete bulaşmak zorunda mıyız? Asker kökenli olmamdan dolayı oldum olası siyasetten uzağımdır. Twitterda anketler olağanca hızıyla önümüzden akmaya devam ediyor; kurtuluşumuz yok besbelli 😀 Başlığa gelirsem; ne kadar adaletsiz bir dünyada yaşadığımızla ilgili aslında. Geçen gün bahsettiğim Cafe’de oturmuş kahvaltımızı yaparken, kapalı mekanda bile üşüdüğümüzü hissedip bunu dile getirirken camın önünden kar yağışı eşliğinde elinde tekerlekli kağıt/çöp/karton ne derseniz toplayıcı çocuğun bir montu bile olmadan ince bir kazak, kulaklarında olmazsa olmaz kulaklığı-ki bu dünyadan bağını koparması için bir araç onlar için-geçerken gördüm. Herkes bulunduğu mevki konum meslek kazanç noktasından hep bi ileriye bir önündekine bakarak iç geçirdiği bi dünyada bir an olsun duraksayabilsek yavaşça arkamıza dönüp bakabilsek-ki aslında eşit insan olmamız gerekirken eşit falan değiliz- onların yerine kendimizi koyabilsek… elimizi uzatabilsek… Şartlarını …

89. Oscar Adayları

Her yıl  ‘and oscar goes to…’ cümlesiyle kalbimizin hızla çarptığı, küçük altın bir heykelin sinema dünyasına hükmedişini izlediğimiz oscar ödüllerinin bu yıl 89.su verilecek. Bugün itibariyle bir yıllık bekleyişin ilk kısmı  yaklaşık 10 dakikada, tabiri caizse ‘bir solukta’ bitti. Diğer yıllardan farklı olarak akademi, uydu yayını aracılığıyla daha hızlı ve karışık bir sıralama ile adayları açıklandı.   Bu yılın ilk rekoru La La Land ile geldi. Tam 14 dalda aday gösterilerek oscar tarihinde bir rekora imza attı. Bu rekor Altın küredeki rekor başarısından sonra aslında şaşırtıcı olmadı. Moonlight ve Arrival’da 8 dalda aday gösterildi. Nocturnal animal ve deadpool filmlerinin hiçbir dalda aday gösterilmemesi hayal kırıklığına uğrattı.  89. Oscar töreni Dolby tiyatroda Jimmy Kimmel’in sunumuyla 26 Şubat 2017’de gerçekleşecek. Kalan 33 günde ödevimiz aday filmlerden izleyemediklerimizi tamamlayıp kendi oscar listemizi oluşturmak. 2017 OSCAR ADAYLARI TAM LİSTE 1- En iyi Film Arrival– Geliş – İmdb Puanı:8.2 (Türkiye’de 11 kasım 2016 tarihinden itibaren ‘Geliş’ ismiyle gösterime girmiştir.) Ted Chiang’ın kısa öyküsünden sinemaya uyarlanan Arrival, dünya dışı yapıların uzaydan yeryüzünde farklı noktalara iniş yapmasıyla, dilbilimci Dr. Louise Banks (Amy Adams) ve ekibinin uzaylıların geliş amacını çözmeye çalışmasına …

Şarap var okursan, kitap var içersen?

Herkese selam.. sizlere bored panda da ilgimi çeken bir yazıdan bahsetmek istiyorum. Mısır patlağı&Film ikilisi nasıl ayrı düşünülemez ise güzel bir kitap ile kaliteli bir şişe şarapta ayrı düşünülemez. Uyumları harikadır. Fırından çıkmış taptaze sıcacık ekmek üstü nutella gibi 😀 örnekleri arttırmak mümkün. Konumuza dönersek;  işte bu uyumdan yola çıkarak İtalyan şarap imalatçısı Matteo Correggia ve tasarım firması Reverse Innovation ‘ Librottiglia ‘yı yaratmışlar. Açılımı italyanca kitap ve şişe kelimelerinin akıllıca kombinasyonundan yaratılmış ve edebiyatla iç içe geçmiş bir dizi şarabı içermektedir. Librottiglia serisinin her şişesinde etiketin bir parçası olarak  içindeki şarapla tam uyum içerisinde kısa bir öykü bulunmakta. Tasarım firmasının şu mottası çok ilginç: günümüzde okumak için bilgisayar, tablet ve cep telefonlarını kullanıyoruz. Neden bir şişe şarap olmasın? Şimdilik şarap seçimine eşlik eden heyecan verici hikayelerin bulunduğu sınırlı koleksiyonuna üç yazar katkıda bulunmuş. Bunlardan ilki Roero Arneis serisi şaraplar. Gazeteci ve Hicivci Danilo Zanelli’nin “L’omicidio” -‘Cinayet’ adlı öyküsü Beyaz Roero Arneis’in taze ve hafif ruhuyla harmanlanmakta. Bir diğeri Anthos: şarkıcı ve yazar Patrizia Laquidara’nin  “La Rana nella Pancia”-‘Göbekteki kurbağa’ adlı öyküsü Kırmızı Anthos’un nadir kişiliğini tamamlayan ilginç bir masaldır. Son olarak: Roero serisi şaraplar. “Ti …

Ayakkabımı Şarj Edip Geliyorum!

‘Ben ayakkabımı şarj edip geliyorum’ dediğinizde vereceğim haberden haberi olmayanlar size biraz şaşkın bakabilirler. Nike yapacağını yaptı ve yılın başında 28 Kasım 2016’da satışa sunacağını söylediği şarj edilebilen Nike HyperAdapt 1.0 modelinin fiyatını açıkladı. Fiyatı açıklamayıp biraz heyecan yaratalım! HyperAdapt 1.0, “şarjlı” bir spor ayakkabısı. Mekanizmasını çalıştıran pillerin durumunu ayakkabının arkasında yer alan LED’lerden takip etmek mümkün oluyor. Pilleri tam şarjla iki hafta kullanım ömrü sunuyor. LED’leri kırmızıya döndüğünde şarj aletine koşmanız gerektiğini anlıyorsunuz, tabii bitmeden yetişebilirseniz 🙂 Her bir teki şarj edebilmek için çift uçlu olan şarj aleti, mıknatıslı yapısıyla tabana yapışıyor ve HyperAdapt 1.0’ı şarj ediyor. Ayakkabıları şarj etmek yaklaşık 3 saat sürüyor. Tembeller ve ayakkabısını bağlamaya bile vakit bulamayanlar için ise en güzel haber; kendi kendine bağlanan otomatik bağcıklar. Geleceğe dönüş filmindeki Nike Mag’lerin vücut bulmuş hali -en son değişiklik sonrasında- 1 Aralık’ta Amerika’da satışa sunulacak. Ülkemiz için satış tarihi belli değil. Fiyatına gelecek olursak sadece 720 dolar !  Hayalini kuranlar Nike websitesinden bu tasarım harikası ayakkabıyı inceleyebilir. Nike ayakkabı sektörünün Apple’ı olacak gibi görünüyor.