All posts tagged: Kitap

To Go or Not To Go?

Şöyle dönüp bir baktığımda bloga 6 ay olmuş köşe yazısı yazmayalı. En son köşe yazımda  iş yoğunluğumdan dolayı ara verdiğimi yazmış hatta artık haftada 5 gün yazarak geri dönüyorum demiştim. Ama olmadı zira kolay iş değil bırak haftada 5 günü düzenli olarak 1 gün yazmak bile emek istiyor. Bu sefer neden bu ara diye sormadım değil kendime. Cevap alamadığımız sorular olur ya hayatta bazen… İşte öyle birşey… Bahane bulmak en kolayı ama kolaya kaçmayacağım hepsi benim hatam. Bu 6 aylık süreçte neler oldu bir bakalım hep beraber. Referandum geldi geçti, bir ton insan gözaltı tutuklama süreçlerine girdi, Kaplan ailesi için artık yavaş yavaş gelenekselleşen Venedik Festivaline katıldık 2.kez, İzmir’e taşındık, sitemizin başlığını ”Kaplan’lar Keşifte” olarak değiştirdik daha kolay akılda kalsın diye, sona en karmaşık hissettiren iki gelişmeyi sakladım. İlki amca oluyormuşum… İkincisi Büyük Kokbit ile barıştık yollarımız tekrar kesişti(sonra yine yollarımız ayrıldı bu yazıyı tamamlayana kadar…). ABD Başkanı Trump ardı ardına gelen radikal kararları ile herkesin etkilenmesine neden oluyor. Gidecek mi kalacak mı tartışmaları süre dursun o hala görevinin ve Twitter’inin başında. Gözümüz kulağımız ABD’den …

22.İzmir Kitap Fuarı’ndan Notlar

22. İzmir Kitap Fuarı bu yıl 22-30 Nisan tarihleri arasında gerçekleşiyor. TÜYAP tarafından düzenlenen fuar bu yıl da herzamanki yerinde Uluslarası İzmir Fuar Alanı-Kültürpark’ta. Girişin ücretsiz olduğu, 11.00-22.00 saatleri arasında açık olan fuara iş çıkışı gitme şansı buldum. Tabii ki sadece bir salonu gezebildim. Eğer almak istediğiniz çok kitap varsa ve gerçek bir kitapseverseniz 400 yayınevinin bulunduğu ve hergün birçok etkinliğin düzenlendiği fuara 1 gün yetmeyecektir. Haftaiçi olmasına rağmen yoğun bir ilgi vardı fuara. Bu yıl Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk’ün yaptığı açıklamada geçen yıl İzmir’deki fuara katılım sayısının neredeyse İstanbul’la aynı olduğunu belirtmiş. Salonlara ayrılan fuarda 2. salonu gezme şansım oldu. Sahafların bulunduğu salona başka bir gün ayırmaya karar verdim. Düzenli bir şekilde sıralanan standlardan içeriye ilk girişte göze çarpanlar doğan kitap ve can yayınlarıydı. Fuara gitmeden mutlaka almak istediğiniz kitapları ve bağlı oldukları yayınevlerini listeleyerek giderseniz çok karlı bir alışveriş yapabilirsiniz. %20-%30 arası indirim dışında birçok yazar seri kitap alımında uygun fiyatlar uygulanıyordu. Arada yapılan anonsları seslendiren gizemli kişinin romantik sesiyle şiir gibi kayıp eşya duyuruları da tam temaya uygun olmuştu. Gezerken anonsların sırasında mutlaka kulak …

Bir Varmış Bir Yokmuş…Venedik: Tarihi Şehir

Venedik’teki 2. günümüze sabah hava aydınlanırken alarmsız bir şekilde uyanmıştık. Konu gezmek olunca beyin kesinlikle farklı bir şekilde çalışıyor 🙂 Sıkı bir şekilde giyinip otelin gondol iskelesine indik. Sabah öyle sessiz öyle güzeldi ki Venedik, bir masaya oturup sessizliği dinledik. Arabaların olmaması gürültü kirliliğini resmen sıfırlamıştı. Kanalda sabahın o saatinde tek tük vaporetto geçiyordu (sabah 05.00’te seferlere başlıyorlar).  Gondolların hepsi de yerlerindeydi. Tam karşıda Rialto pazarı yavaş yavaş açılıyordu.( Pazar hergün açık) Otelimizdeki kahvaltıya geçtik. İtalya’da çoğu otelde kahvaltı dahil sistem var. Kahvaltı tabii bir Türk kahvaltısı değil ama değişik çeşit peynirler, domates, meyve ve yumurta çeşitleri, bolca kek ve turta çeşitleri bulunuyor. Bir İtalyan gibi sabah Cappuccinomuzu içip kahvaltımızı yaptıktan sonra  geçen gelişimizde sonunu göremediğimiz kuyruk nedeniyle giremediğimiz San Marco Meydanındaki Aziz Mark’ın çan kulesinin açılış saatine yetiştik. Saat 09.45’den sonra açılan kulede çok sıra olmadığını görüp bir “oh” çektik. Nihayet Venedik’i kuş bakışı görebilecektik. Aziz Mark’ın Çan Kulesi‘nin (Campanile di San Marco) Roma döneminde yapılmış ve kentin sembolü yapılardan biri.  98 metre ve sadece bir kanal dışında tüm Venedik’i buradan izleyebiliyorsunuz. 1902 yılında …

Şarap var okursan, kitap var içersen?

Herkese selam.. sizlere bored panda da ilgimi çeken bir yazıdan bahsetmek istiyorum. Mısır patlağı&Film ikilisi nasıl ayrı düşünülemez ise güzel bir kitap ile kaliteli bir şişe şarapta ayrı düşünülemez. Uyumları harikadır. Fırından çıkmış taptaze sıcacık ekmek üstü nutella gibi 😀 örnekleri arttırmak mümkün. Konumuza dönersek;  işte bu uyumdan yola çıkarak İtalyan şarap imalatçısı Matteo Correggia ve tasarım firması Reverse Innovation ‘ Librottiglia ‘yı yaratmışlar. Açılımı italyanca kitap ve şişe kelimelerinin akıllıca kombinasyonundan yaratılmış ve edebiyatla iç içe geçmiş bir dizi şarabı içermektedir. Librottiglia serisinin her şişesinde etiketin bir parçası olarak  içindeki şarapla tam uyum içerisinde kısa bir öykü bulunmakta. Tasarım firmasının şu mottası çok ilginç: günümüzde okumak için bilgisayar, tablet ve cep telefonlarını kullanıyoruz. Neden bir şişe şarap olmasın? Şimdilik şarap seçimine eşlik eden heyecan verici hikayelerin bulunduğu sınırlı koleksiyonuna üç yazar katkıda bulunmuş. Bunlardan ilki Roero Arneis serisi şaraplar. Gazeteci ve Hicivci Danilo Zanelli’nin “L’omicidio” -‘Cinayet’ adlı öyküsü Beyaz Roero Arneis’in taze ve hafif ruhuyla harmanlanmakta. Bir diğeri Anthos: şarkıcı ve yazar Patrizia Laquidara’nin  “La Rana nella Pancia”-‘Göbekteki kurbağa’ adlı öyküsü Kırmızı Anthos’un nadir kişiliğini tamamlayan ilginç bir masaldır. Son olarak: Roero serisi şaraplar. “Ti …