Bazı yolculuklar bitmez, sadece şekil değiştirir
İstanbul’un en sevdiğim yerlerinden birinde bir kütüphanede oturmuş, tarihi yarımadaya bakarken zamanın ne çabuk geçtiğini düşünüyorum. Bloguma son yazımı yazdıktan sonra dünya koskaca bir pandemi atlattı, savaşlar çıktı, iklimler değişti; dünya değişti, ben değiştim. ‘’Kaplanlar Keşifte’’ olarak bu değişim sürecinde yeni şehirler, yeni kahveler, hayata dair yeni keşifler yapmaya devam ettim. Son 5 yılda yapay zekanın hayatımızdaki yeri arttı, hatta çoğu yazı, görsel ve proje onunla yapılmaya başlandı. Ancak emin olun ki şu an bu yazıda hiçbir yapay zeka desteği yok. Gerçek bir insan zihninden çıkan ve parmaklarından klavyeye dokunuşlarıyla aktarılan gerçek bir yazı okuyorsunuz. Tüm değişimleri ve keşifleri, deneyimleri ‘’gerçek’’ bir insan zihninden okumak istiyorsanız blogumda yer alacak yeni yazılar için takipte kalmanızı öneririm. İlk yazım burada olmadığım sürede en çok ziyaret etme ve yeniden tekrar tekrar keşfetme şansı bulduğum Roma üzerine gelecek ve devamında da Roma, İtalya’ya dair izlenimlerimi yazacağım. Geçen acı-tatlı zamana şöyle bir bakarak; İtalyanların çok sevdiğim bir sözüyle yazımı bitiriyorum “Tutto passa, niente si dimentica” (Her şey geçer, hiçbir şey unutulmaz)







