Avrupa, Seyahat
Comments 2

Toskana’nın Kahverengi İncisi Siena

Toskana şehirlerlerinden biri, ortaçağdan bu yana korunan ve UNESCO dünya mirasları listesinde yer alan Siena’yı bir günde gezdiğimiz önemli durakları ile beraber anlatacağım size.

ac947f78d1816d3ab3f6d6a5b555fb26

Türkiye’den direk bir ulaşım yolu olmayan Siena’ya biz Floransa’dan trenle gittik. Santa Maria Novella tren garından biletmatiklerden trenitalia’nın Siena seferini seçtik ve kişi başı 9 euro’ya biletimizi aldık. Neredeyse yarım saatte bir tren seferi var o yüzden panik olup önceden bilet almanıza gerek yok. Hızlı tren değil normal trenle yapılan yolculuk rötar ve duraklamalarla 1 buçuk saati buluyor hatta aşabiliyor. Otobüs tercih etmek isteyenler ise yine tren istasyonu yakınındaki duraktan direk otobüslere binebilir. Yolculuk süresi de trenle neredeyse aynı. Otobüsün son durağı eski şehire daha yakın. Tren istasyonundan şehir ise otobüs ile 10 dakika. Yürüyerek de yarım saat kadar.

IMG_1782

 

 

Floransa’dan Siena’ya yaptığımız tren yolculuğu tablo gibi manazaralar eşliğinde keyifli geçti. Siena tren garından şehre ulaşmak için garın alt katındaki otobüs duraklarına indik. 1.2 euroya bir büfeden aldığımız biletlerle S7 ye bindik. Şehrin yeni kısmından başlayan yolculuğumuz 10 dakikada eski şehirde piazza del sale’de bitti. 

IMG_1785IMG_1786

DSCF9482 kopya

TREN GARINDAN KALKAN OTOBÜSLE ESKİ ŞEHİRDE İNDİĞİMİZ DURAK

Kahverengi şehir ışıl ışıldı ve eski sokaklar turistlerle kalabalıklaşmaya başlamıştı bile.

DSCF9549 kopya

SİENA SOKAKLARINDA


DSCF9501 kopya

SİENA SOKAKLARINDA

İlk önce yol üzerinde olan Palazzo Salimbeni’de yer alan Monte dei Paschi di Siena Bankası’nın merkez binasına uğradık ama içine girme izni olmadığı için sadece dışarıdan binayı inceleyebildik. Burası dünyanın halen hizmet vermekte olan en eski bankası özelliğini taşıyor. Ülkemizden de TEB’in bu banka ile işbirliği varmış.

DSCF9508 kopya

DÜNYANIN EN ESKİ HALEN HİZMET VEREN BANKASININ ANA BİNASI

Siena’daki her sokakın farklı bir hayvan şeklinde simgesi bulunuyormuş ve bunlar sokak başında levhalarda gösteriliyormuş. İlginç ve sevimli bir ayrıntı 🙂

DSCF9853

SİENA SOKAKLARINDA

DSCF9517

Sokaklarda bir o yana bir bu yana keyifle gezdikten sonra Nannini’de mola verdik.  Siena’nın en eski pastanesinde Siena’ya özel bir tat olan Ricciarelli’yi aradı gözlerimiz ve kakaolu, sade çeşitlerinden alıp bir de kahve söyledik. Ricciarelli bademle yapılan bir kurabiye. Oldukça tatlı olduğunu söylemeliyim; bir taneyi zor bitirdim. Bu kurabiye dışında tabi çeşit çeşit tatlılar da vardı.  Hediye almak isterseniz ricciarelli kurabiye hediye paketleri de çok şıktı. Fiyatlar çok ucuzdu. Bir cappuccino 1.5 euro’ydu ki İtalya’yı bırakın Türkiye’ye göre bile ucuzdu. 

DSCF9520 kopya

 NANNINI 


DSCF9525 kopya

NANNINI VİTRİNİ


DSCF9529 kopya

NANNINI ÇEŞİT ÇEŞİT TATLILARI


DSCF9532 kopya

RICCIARELLI

Bu kısa moladan sonra yol bizi Campo Meydanına (Piazza del Campo) getirdi.

DSCF9552 kopya

CAMPO MEYDANI GİRİŞİ


DSCF9610 kopya

PALAZZO PUBBLİCO

 

İstiridye şeklindeki kahverengi taşlarla döşenmiş meydan ve hükümet binası (Palazzo Pubblico) beni yüzyıllarca geriye götürdü. Hafif eğimli meydanda etrafta sıralanmış restaurantlar yerine yere oturmayı tercih ettik. Şansımıza hava müthişti. Gökyüzü bulutsuz, güneş öyle ısıtıyordu ki bahar moduna geçiverdik.  Bahar ve yazın çok fazla yağmura yakalananı güneşi göremeyenleri duymuştum, kış mevsimi için çok şanslıydık. Meydanda oturabilmenin şartı herhangi bir piknik örtüsü sermemeniz ve yiyecek getirmemeniz. Etrafta bulunan polisler eğer bunlardan herhangi birini yaparsanız gelip hemen uyarıyorlar. 

DSCF9613 kopya

CAMPO MEYDANI


DSCF9583 kopya

CAMPO MEYDANINDA DOKTORA SINAVINA ÇALIŞMA AŞKI 🙂


DSCF9600 kopya

CAMPO MEYDANI


DSCF9606 kopya

CAMPO MEYDANI

Hükümet binasının çan kulesi de Floransa’nın çan kulesi ile  olan yarışta geride kalmış ama tüm görkemiyle meydanı gölgeliyordu. Çan kulesine çıkıp şehri izleyebiliyorsunuz pazartesi günleri haricinde. Biz Siena Katedrali terasına çıkacağımız için buraya çıkmadık.

İstiridye şeklinde olan meydanı incelediğimde 9 parça olduğunu gördüm. Bu 9 yönetim birimini temsil ediyormuş. Bu meydanın en önemli özelliği de burada Palio yarışları yapılması. Siena’nın her mahallesini temsilen bir at ve binici yarışa katılıyor. 1,5-2 dakika süren bu yarışa dünyanın dört bir yanından insanlar geliyormuş .Temmuz ayında yapılan yarışlara ön sıralarda katılmak isterseniz şimdiden 500 euro’nuzu hazırlayın. Fazlası var azı yok diyebilirim 🙂 

Siena_Piazza_del_Campo_20030815-375 kopya

PALİO YARIŞI(telegraph gazetesinden alınmıştır.)


palio1_3404908a-large

PALİO YARIŞI (telegraph gazetesinden alınmıştır)

Gönül isterdi ki bu meydanda hava kararana kadar oturayım fakat akşam döneceğimiz ve gezecek daha çok yerimiz olduğu için kalktık. 

Siena Katedraline doğru sokaklarda yürümeye başladık. Küçük şişelerde çeşit çeşit zeytinyağı, limonlu, proseccolu şekerlemeler satan dükkanlara uğrayıp şekerlemelerden aldık. Meydandaki dükkanlar daha pahalı olduğu için şehir merkezinden uzaklaştıkça karşınıza çıkan dükkanlardan alışveriş yapmanızı öneririm. 

DSCF9858

Adsız.jpg

LİMONLU VE MANDALİNALI ŞEKERLEMELER

Siena Katedrali kompleksinin arka merdivenlerini bulduk önce. Fotojenik beyaz mermerli merdivenlerden çıkmadık tabiiki de:) arkasından dolanıp katedralin önüne çıktık. 

DSCF9636 kopyaDSCF9641 kopya

Süslü ama Milano ve Floransa’daki Duomo’lara göre daha zarif bir ön cephe karşıladı.  Gotik ve Romanesk mimari stilin baskın olduğu bir Roma Katolik kilisesi karşımızda duruyordu. Altın işlemeli freskler güneş ışığında ışıl ışıl parlıyordu. 14. yy’da yapılan katedral veba salgını nedeniyle tamamlanamamış ve günümüzdeki haline 19.yy’da getirilmiş. Yapılması planlanan eklentiler tamamlanamadığı için planlanılan gibi Hristiyan dünyasının en büyük kilisesi olamamış.

DSCF9646 kopyaDSCF9652 kopyaDSCF9655 kopya

Siena katedraline maalesef diğer katedraller gibi elinizi kolunuzu sallayarak giremiyorsunuz. Kilise, kütüphane, teras gibi kompleksin hangi kısımlarını gezeceğinize karar verip ona göre bilet alıp onunla giriş yapabiliyorsunuz. Bileti de katedral girişinin sağ tarafından ilerleyerek yolun sonundaki bilet gişesinden alabiliyorsunuz. En düşük bilet 8 euro ve bununla katedral, kütüphane, müze ve terası gezebiliyorsunuz.Biz cennet kapısı kısmını açık olmadığı için gezemedik. Online olarak bileti daha önce de alabiliyorsunuz. 

DSCF9711 kopyaDSCF9658

Biletlerimizi aldıktan sonra ilk önce katedrale girdik. Kapıdan girdim ve ‘Aman Allah’ım’ dedim. Uzaktan baktığımda bile siyah-beyaz mermerli sütunlar ve freskler bir bütün hali nde müthiş görünüyordu. (siyah-beyaz ve kilisenin her yerinde bulunan kurt başlı kadın Siena’nın simgeleriymiş. ) Siyah-beyaz mermerlerin kullanıldığı tek kiliseymiş. Yerlerde bile 56 tane farklı panel bulunuyor.

DSCF9681 kopyaDSCF9679 kopyaDSCF9674DSCF9669 kopya

Son akşam yemeği vitraylı gül pencere katedralin en önemli eserlerinden. Büstler ve heykellere zamanın en ünlü heykeltıraşlarının eli değmiş. Bunlardan biri de tabii ki de Michalengelo. Bu seferki İtalya gezimde her günün sonunda Michalengelo’ya hayran kaldığımı söylemeliyim. Güzel olan herşeye eli değmiş.

DSCF9710 kopya

 

Siena Katedrali’ni başım döne döne gezdim, oturdum dakikalarca aynı yere baktım. Keşke daha fazla vaktim olsaydı. Bu komplex tam bir günü hakediyordu.  Buradan biletimizle katedralin içindeki Piccolomini kütüphanesine girdik. El yazması kitapların sergilendiği ve mavi rengin hakim olduğu kütüphanede başımı kaldırıp tavanı gördüğümde büyülendim.

DSCF9691 kopyaDSCF9688 kopya

DSCF9692 kopya

 

Nasıl güzel fresklerdi öyle! Pinturicchio’nin eseriymiş. Yerdeki  küçük küçük üçgen mavi porselen döşeme de harikaydı. El yazması kitapları ve kütüphaneyi inceledikten sonra müzeye geçtik. 

DSCF9698

Müzenin girişinde vitraylı gül pencere ve heykeller bulunuyordu. Diğer katlarda da yine dini temalı freskler, heykeller ve çeşitli objeler sergileniyordu.

DSCF9716 kopyaDSCF9720 kopyaDSCF9725 kopyaDSCF9731 kopyaDSCF9737 kopya

Müzenin sonunda seyir terası girişine geldik.  Burada yarım saat sıra bekledik çünkü terasa dar bir merdivenle çıkılıyordu ve teras küçük olduğu için 10*15 kişilik gruplar sırayla alınıyordu. Bekleyiş sonrası sayamadığım kadar tek kişinin sığabileceği merdivenlerden yukarı çıktık. Klostrofobisi olanların buraya çıkmalarını bu yüzden tavsiye etmiyorum. 

Merdivenlerin sonunda terasa çıkan ‘wow’ diyordu, meraklandım doğrusu. Bir çıktım ki Toskana vadisi masaldan fırlamış gibi karşımda duruyordu. Havanın güzel olması ve gün batımı öncesine denk geldiğimiz için ışık, ortam harikaydı. Yüzlerce fotoğraf çektim sanırım, gruptaki herkes mest olmuştu. Kahverengi şehir Siena’ya aşık olduğum andı ve yeni bir seyahatin hayalini kurduğum. Kesinlikle baharda Toskana Vadisini karış karış gezmeliydim. Hangi bahar olur bilmem ama bunu yapmadan ölmek istemem. 

DSCF9749DSCF9748 kopyaDSCF9776 kopyaDSCF9769 kopyaDSCF9826DSCF9820 kopya

 

Terasta diğer grupların gelebilmesi için 15 dakika kalabiliyorsunuz o yüzden vaktinizi iyi değerlendirin. Süre bitiminde aşağı inip katedralden çıktık. Kesinlikle gördüğüm içi dışı en güzel katedraldi. Daha sonraki yazımda bahsedeceğim Floransa Duomo’su tırnağı bile olamaz. 

Akşam saat 4’ü geçtikten sonra dükkanlar tek tek kapanmaya başladı. Gezmekten yemek yemeyi unuttuğumuz bir gündü yine. Gurmelerin gurmesi sevgili Fahri Gediz’e hemen buradaki iyi restaurant önerisini sorduk.  Osteria Le Loggeyi önerdi. Campo meydanına çok yakın bir yerde yer alan restaurantı bulduk fakat akşam yemeği 2 saat sonra başlayacağı için vazgeçmek zorunda kaldık.

DSCF9880 kopya

 Her saat açık olan ve Siena’nın iyi pizzacılarından biri olan Menchetti’ye gittik. Bir marketin içinde olduğu için önünden 2-3 kez geçmemize rağmen zor bulduk 🙂 Sıra olduğu için biraz bekledik. Pizza çeşitleri sürekli değişiyordu. Dilim olarak satın aldığınız pizza tartılıyor ve ona göre ödeme yapıyorsunuz. Ortalama 3-4 euro fiyatlar. Pizzalarımızı alıp bir kenara oturduk. Marketten içeceklerimizi aldık. Bir yandan fırını izlerken bir yandan leziz pizzalarımızı yedik. Çıtır ve ince hamur pizza sevenler bu pizzacıyı kaçırmasınlar derim. 

DSCF9884 kopyaDSCF9885

Artık dönüş vakti gelmişti. Yine trenle döneceğimiz için tren garına yola koyulduk. Yolu öğrendiğimiz ve hava güzel olduğu için etrafı keşfederek yürüyerek gitmeyi tercih ettik.

DSCF9864 kopya

Yeni şehrin içinden 20 dakika yürüyerek gara vardık. Yarım saatte bir Floransa’ya tren olduğu için çok beklemeden hemen binip 1 buçuk saatte Floransa’ya vardık. 

Siena gezimiz kısa ama beni en etkileyen gezilerden biri oldu. Floransa’yı gezerken iyi ki Siena’yı görmüşüm dedim. Çünkü Floransa’da sergilenen eserlerin bir kısmında Siena’dan ve katedralden bahsediliyordu. Ayrıca Avrupa’da birbirine 70 km kadar yakın mesafede olup bu kadar farklı sanat akımların etkisinde kalmış başka iki şehir yok. Bu karşılaştırmayı yapabilmek için de mutlaka Siena’yı görmek gerekiyor.

 Kahverengi şehir Siena, Arrivederci!

DSCF9794 kopya

 

 

Reklamlar
This entry was posted in: Avrupa, Seyahat
Tagged with: , ,

tarafından

1988 yılında sarı bir sonbahar günü doğdu. 40 günlükken yaptığı ilk şehirler arası seyahat sonrası gezme aşkı da onunla birlikte büyüdü. Ailesiyle yaptığı uzun keşif dolu yolculukları ile ‘keşfetme’nin dayanılmaz güzelliğinin farkına vardı. İnsanı ‘keşfetmek’ için tıp fakültesini bitirdi. Çocukların enerjisi ile genç kalabilmek için çocuk doktoru olmaya karar verdi. Hayatını birleştirdiği Oğuz Derya ile birlikte ‘keşfetme’ye devam ederken tecrübelerini paylaşmak için bu blogta yazılarını yayınlamaya başladılar.

2 Comments

  1. Geri bildirim: Medici’lerden Toskana’ya Miras Floransa | Social Life, Happy Life

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s