All posts tagged: barcelona

Gaudi’nin İzinde Barcelona Bölüm 5: Casa Batllo, Yat Limanı, Dönüş

Barcelona’daki son günümüzde iyi bir brunch adresinin yolu yine bizi Gothic Quarter’a çıkarıyordu. Madrid’te de şubesi olan Federal Cafe’yi çok sevmiştik burada da denemek istedik. Nefis bir kahve ile kahvaltımızı yaptık. Ayrıntıları buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Federal Cafe’den sonra Barcelona sokaklarını son bir kez daha turlamaya başladık. Biten La Merce Festivali sonrasında şehir yeni yeni toparlanıyordu. Şehre bir sakinlik çökmüştü.  Yolumuz Gaudi’nin eserlerinden birine düştü. Passeig de Gracia bulvarında yer alan modernizm temsili bloklarından biri olan Casa Batllo’yu görmeye gittik. Fakat hem zaman kısıtlılılığından hem de biletlerin 25 euro olup, uzun bir kuyruk beklememiz gerektiği için dış cephesini inceleyebildik. Gaudi bu muhteşem evi yaparken yine doğadan esinlenmişti.  Dış cephesi bir sürüngeni andırıyordu. Pencerelerdeki ince sütunlar nedeniyle ‘casa batllo’ yani kemikler evi adı verilmişti.  Eğer burayı ziyarete gelirseniz bazı geceler yapılan ‘terastaki flamenko geceleri’ni kaçırmamanızı öneririm.  Buradan sonra en sona bıraktığımız kahve dükkanlarına uğramayı planlamıştık. Gracia bölgesinde küçük bir kahveci olan Onna Coffee ve Rambla’da bulunan Cafes El Magnificio’yu gezdik.  Ayrıntıları Barcelona nitelikli kahveciler rehberinde okuyabilirsiniz. Cafes El Magnificio’nun karşısında bulunan nostaljik Starbucks’ı da pek sevdik.    …

Gaudi’nin İzinde Barcelona Bölüm 4: Sagrada Familia ve Eixample

Barcelona seyahatimizin son 2 gününe geldik. Bu seyahatte amacımız Barcelona’nın dört bir köşesini gezmek değil; şehrin günlük yaşamına karışıp öncelikle merak ettiğimiz yerleri gezmekti. Zaten Barcelona’yı doya doya gezmek, müzelerini tek tek ziyaret etmek isterseniz en az 15 gün gerekir. Barcelona’daki gezimize kaldığımız yerden devam edelim. Sagrada Familia’yı gezmeyi planladığımız günün sabahında La Rambla’da kaldığımız yerden öncelikle kahve içmeye çıktık. Yol üzerinde Antoni Gaudi’nin yaptığı modernist sokak lambalarının bulunduğu Plaça Reial’e uğradık. Eğer vaktiniz varsa buradaki restoranlardan birinde oturup etrafı izleyip birşeyler içmenizi tavsiye ederim. Buradan sonra çok merak ettiğimiz nitelikli kahveci Nomad Coffee’ye gittik. Nomad Coffee ve Barcelona’daki diğer kahvecilerle ilgili yazımı okumak için buraya tıklayabilirsiniz. Burada içtiğimiz nefis kahveden sonra metro ile Sagrada Familia’ya gittik. Tabii ki metrodan çıkıştan itibaren etraf çok kalabalıktı. Metro çıkışınının dibinde bulunan bazilikanın dış görünümü alışılmış katedral görünümlerinden çok farklıydı. Kumdan yapılmış gibi duran kuleler müthişti. 12 tane olması gereken kulelerden sadece 8’i bitmişti. Oldukça büyük olmasının yanında inşaat halen devam ediyordu. Gaudi’nin baş yapıtı olarak görülen katedralin yapımı sürerken maalesef Gaudi bir tren kazasında hayatını kaybetmiş. Günümüzde …

Gaudi’nin İzinde Barcelona Bölüm 3: Gothic Quarter, La Rambla, La Bouqeria

İspanya’daki gezimizin 3.bölümüne geldik. 2.bölümde La Merce Festivalini anlatmıştım. Şimdi kaldığımız yerden devam edelim. Park Güell ve Barcelonata Plajına gittiğimiz ilk günden sonra ikinci güne güzel bir kahvaltıyla başladık. Gothic Quarter’da yer alan ve sabah brunch gece kokteylleriyle meşhur olan Milk, Gotik bölgede dar bir sokakta yer alıyordu.   Son zamanların hip bölgesi olan, ardısıra iyi mekanların açıldığı Gotik sokaklar ilgi çekici olduğu kadar ürkütücü de görünüyordu. Gündüz güvenli olan bu sokaklarda gece temkinli olmakta fayda var.      Mekana rezervasyon yaptırmamıştık. Her gün saat 9’da açılıyordu biz 10 gibi oradaydık. Kapıda uzun bir kuyruk vardı. Yılmadık, usanmadık ve tam 45 dakika bekledik. Sonunda sıra bize gelmişti. Mekanda masalar sık sıralanmıştı. İçerisi vintage objeler ve tablolarla dekore edilmişti. Sanki kocaman bir aile eski bir evde kahvaltı yapıyormuş hissiyatı veriyordu. Sevilmesindeki en büyük nedenlerden birinin de bu olduğunu düşünüyorum. Çeşit çeşit yumurta ve pancake menüsünden ben bombastik bir seçim yapıp dev akçaağaç şuruplu muzlu bir pancake kulesi söyledim 🙂 Oğuz’da her zamanki gibi nefis bir egg benedict sipariş etti. Leziz ve doyurucu bir kahvaltı sonrası tekrar …

Gaudi’nin İzinde Barcelona Bölüm 2: La Merce Festivali

İspanya’nın şımarık çocuğu Barcelona seyahatimizin en eğlenceli kısmı La Merce Festivali’ne geldik. Bir önceki yazımda da bahsettiğim gibi bu festivale katılmak için Barcelona’yı en sona bırakmıştık. Her yıl Eylül ayının 3.haftası kutlanan La Merce Festivali’nin hikayesi aslında biraz Venedik Festivali’nin hikayesine benziyor. 1687 yılında veba salgını ile  mücadele eden Barselona’da Vali Azize Mare de Deu de la Merce  istemiş ve inanışa göre onun müdahelesi ile hastalık yok olmuş. Bunun üzerine şehrin koruyucu Azizesi ilan etmişler ve bu kurtuluş gününü kutlamaya başlamışlar. 1902’de de La Merce organize hale getirilip şu anki halini almış. Bir yandan da yazın bitişini ve sonbaharın gelişini simgeliyor. En büyük etkinliklerin yapıldığı 24 Eylül günü “Fiesta Mayor” olarak geçiyor. Bir hafta boyunca da görsel şölen şehrin çeşitli yerlerinde devam ediyor. Bu bir hafta boyunca metrolar 24 saat çalışıyor, yerel halkın çoğu işe gitmiyor. Şunu da belirtmek de fayda var; La Merce bir Katalan bayramı, İspanyalı’ların bayramı değil.  Festival programını buraya tıklayarak öğrenip ona göre plan yapabilirsiniz. Biz festivalin son 3 gününe denk geldik ve özellikle Fiesta Major gününde Barcelona’da olmak üzere plan yaptık. İyi ki de öyle …

Gaudi’nin İzinde Barcelona Bölüm 1: Genel Bilgiler, Park Güell, Barceloneta Plajı

İspanya’ya gitme fikri hep aklımın bir köşesinde duruyordu. Yaz tatili için biçilmiş kaftan bir destinasyon planlarken harika bir olay oldu. HSBC Türkiye‘nin sponsorluğunda Saffet Emre Tonguç’un sunduğu ‘ayrıcalıklı rotalar‘ programının twitter’da düzenlediği yarışmaya katılarak gidiş-dönüş Avrupa bileti kazandım. İspanya adeta beni çağırıyordu. Bu çağrıya kulak vererek HSBC Türkiye sponsorluğunda kazandığım biletlerle İbiza gidiş Barcelona dönüş biletlerimizi aldık.  15 Eylül’de başlayacak yaz tatilimiz hava koşulları açısından bizi biraz endişelendirdi fakat pozitif düşüncelerimizi evrene göndererek hazırlıklarımızı yaptık. Daha önce İspanya’yı gezip çok seven eşim Oğuz(dr_ottoman)‘la beraber 10 gün sürecek tatilimizin rotasını İbiza-Madrid-Toledo-Barcelona olarak planladık. Barcelona’yı La Merce Festivali’ni görebilmek için en sona bıraktık. İyi ki de öyle yapmışız. Yazı serisine rotamızın son durağı Barcelona’dan başlayacağım. İspanya’nın şımarık çocuğu ilk sırayı almayı hakediyor çünkü. İbiza, Toledo ve Madrid yazılarım da ilerleyen günlerde blogta yayında olacak.  Barcelona’ya nasıl ulaştığımızı kısaca size özetleyeyim: İzmir’den İstanbul’a ve sonrasında Madrid aktarmalı THY uçağımızla İbiza’ya geldik. 3 gün İbiza’da kaldıktan sonra low-cost uçuşla Madrid’e geçtik ve 4 gün orada kaldıktan sonra Toledo’ya trenle geçerek 1 gün kaldık. Toledo’dan trenle tekrar Madrid’e döndük ve bir botanik bahçesini aratmayan …

3rd Wave Coffee Shops: Barcelona

Three things that excited me, before going to Barcelona were; Infamous Architect Antoni Gaudi’s works, Barceloneta Beach and 3rd Wave Coffee Shops. I will tell you all about Barcelona’s cute metropolitan face, horrifying gothic alleys, and Gaudi on another post. In this post Coffee is our only topic.