Avrupa, Seyahat
Comments 4

Gaudi’nin İzinde Barcelona Bölüm 1: Genel Bilgiler, Park Güell, Barceloneta Plajı

İspanya’ya gitme fikri hep aklımın bir köşesinde duruyordu. Yaz tatili için biçilmiş kaftan bir destinasyon planlarken harika bir olay oldu. HSBC Türkiye‘nin sponsorluğunda Saffet Emre Tonguç’un sunduğu ‘ayrıcalıklı rotalar‘ programının twitter’da düzenlediği yarışmaya katılarak gidiş-dönüş Avrupa bileti kazandım. İspanya adeta beni çağırıyordu. Bu çağrıya kulak vererek HSBC Türkiye sponsorluğunda kazandığım biletlerle İbiza gidiş Barcelona dönüş biletlerimizi aldık. 

C_Ekw9dV0AAoAoX.jpg

15 Eylül’de başlayacak yaz tatilimiz hava koşulları açısından bizi biraz endişelendirdi fakat pozitif düşüncelerimizi evrene göndererek hazırlıklarımızı yaptık. Daha önce İspanya’yı gezip çok seven eşim Oğuz(dr_ottoman)‘la beraber 10 gün sürecek tatilimizin rotasını İbiza-Madrid-Toledo-Barcelona olarak planladık. Barcelona’yı La Merce Festivali’ni görebilmek için en sona bıraktık. İyi ki de öyle yapmışız.

Yazı serisine rotamızın son durağı Barcelona’dan başlayacağım. İspanya’nın şımarık çocuğu ilk sırayı almayı hakediyor çünkü. İbiza, Toledo ve Madrid yazılarım da ilerleyen günlerde blogta yayında olacak. 

44a12c5d08e99e698637df0cccad6306

Barcelona’ya nasıl ulaştığımızı kısaca size özetleyeyim: İzmir’den İstanbul’a ve sonrasında Madrid aktarmalı THY uçağımızla İbiza’ya geldik. 3 gün İbiza’da kaldıktan sonra low-cost uçuşla Madrid’e geçtik ve 4 gün orada kaldıktan sonra Toledo’ya trenle geçerek 1 gün kaldık. Toledo’dan trenle tekrar Madrid’e döndük ve bir botanik bahçesini aratmayan Madrid Atocha Tren İstasyonundan hızlı trene bindik. Tren biletlerimizi yaklaşık 1 ay önce Renfe online web sitesi üzerinden aldık. Erken almamıza rağmen kişi başı bilet fiyatları 60-84 euro arasında değişiyordu. Rahat bir şekilde Barcelona Sants tren istasyonuna vardık.

IMG_7652 kopya

Otelimize gidebilmek için metroyu kullanmaya karar verdik. Çünkü otelin bir dakika uzağında bir metro durağı bulunuyordu. 

Barselona-Metro-Haritası

Bilet sorunsalını çözmek için biraz Barcelona metro haritasını inceledik. Barcelona zone’lara ayırılmıştı. İlk gördüğümüzde şimdi hangi kartı alacağız diye telaş yapsak da anladık ki gideceğimiz yerler, turistik ziyaret bölgelerini kapsayan kart zone 2’yi de içeren HOLA BCN karttı. 

9dfc4c6ecf717841ad4b2db343501ead.jpg

BARCELONA TURİST REHBERİNDEN ALINMIŞTIR.

3 günlük sınırsız kart 21 euro olup hem tren hem de otobüslerde geçerliydi. Kartımızı bilet otomatından kredi kartıyla aldıktan sonra Sagrada Familia yakınındaki otelimize bir aktarma ile ulaştık. Söz konaklamaya gelmişken biraz Barcelona’nın pahalılığı konusunda bilgilendireyim. Otel araştırırken çok zorlandık çünkü bölgede hostel hükümdarlığı söz konusuydu. La Rambla ve El Born bölgesinde fiyatlar uç seviyelere çıkmakla birlikte kaliteli otel bulmak çok zordu. Airbnb ile iki kişi ev kiralamak da neredeyse otel fiyatına denk düşüyordu. Öyle olunca kalacağımız ilk oteli La Rambla’da değil Monumental bölgesinde seçtik. Metro ile her yere kolayca ulaşım sağlanabiliyordu ne de olsa. Plaja da aynı şekilde metro ya da taksi ile ulaşılabiliyordu. 

Oteli kolayca bulup yerleştikten sonra hava kararmıştı. Metroya binerek Barcelona’nın trend ve lüks bölgesi Eixample’da yer alan adını sıkça duyduğumuz Cerveceria Catalana tapas bara rezervasyon yaptırmadan gitmeye karar verdik. Metrodan inip Barcelona’nın geniş caddelerinde yürümeye başladık. Yaz ortalamalarında oldukça sıcak bir hava vardı. Trafiği İstanbul kadar olmasa da yoğundu. Çok fazla bisiklet vardı ve her yerde mutlaka bisiklet yolu vardı. Kısa bir yürüyüş sonrası restoranın önüne geldik ki o da ne! Bekleyen sırası almış başını gitmiş. En erken 45 dakika sonra masaya alabileceklerini söylediler. Bar masasında bekleyerek yer kapma olasılığı da var dediler ama o kadar açtık ki bu ihtimali es geçtik ve kendimizi La Rambla’ya attık. Sanırım gece tüm Barcelona’lılar oradaydı. Biz de bol ışıklı caddenin ortasındaki yürüyüş yolundan kendimizi kalabalığa karıştık. Birşeyler atıştırmak için arkadaşımızın önerisi olan La Rambla üzerindeki  Cafe Viena‘ya gittik. 

IMG_7654 kopya

Hot Dog sevenlere şiddetle önereceğim Orta Avrupa havasını hissettiren mekanda sandalyeler bir dolup bir boşalıyordu. Çeşitli sandviç ve tost çeşitleriyle sabah 8’den gece 12’ye kadar açık olan mekanı, acil durumlar için önerebilirim. Fiyatlarda 3-10 euro arasında değişiyordu. Yemeğimizi yedikten sonra günün yorgunluğu ile kendimize otele attık. 

Ertesi gün Barcelona’yı güzelleştiren mimar Antoni Gaudi’nin en önemli eserlerinden Park Güell‘i ziyaret etmek için erkenden uyandık. Günlerin yorgunluğu olsa da sabah 10.00’a aldığımız randevumuzu kaçırmamak için erkenden kalktık ve yola çıktık. 1 ay öncesinde Park Güell web sitesi üzerinden biletlerimizi almıştık. Aslında parkı gezmek ücretsiz fakat Gaudi’nin evi ve anıtın bulunduğu bölgeyi gezmek ücretli. Bir süredir restorasyon sürdüğü için gün içi sadece 400 ziyaretçi alınabiliyor.

DSCF0048 kopya

Bu yüzden kapıya gidip anıt için bilet bulamama ihtimaliniz çok yüksek. Tek kişi bilet 7 euro, rehberli grup tur 14 euro, rehberli özel grup turu ise 40 euro. Biz rehberli grup bileti satın almıştık. Park Güell merkezin biraz dışında Barcelona’yı kuşbakışı görebileceğiniz uzak bir konumda yer alıyordu. Metro ile Lesseps durağında inip 20 dakika yürüyerek veya otobüsle ulaşım sağlayacağınız gibi bizim gibi çok çok uzak bir mesafede değilseniz taksi de tercih edebilirsiniz. 

Park Güell’e vardıktan sonra rehberimiz ve grubumuzla toplanıp keşfe herkese açık kısımdan başladık.

DSCF0012 kopya

Türlü türlü ağaçlar, yeşillikler arasından Gaudi’nin ilginç kolonlarla yaptığı köprüden ilerlerken rehberimiz bizi Gaudi’nin projesi hakkında bilgilendiriyordu.

DSCF0010 kopyaDSCF0024 kopya

Burası aslında bir site projesiydi. Barcelona’nın ilk site projesi olup, 60 ev yapılacakmış fakat Gaudi amacına ulaşamamış ve sadece 3 ev tamamlanabilmiş. 3 evin bir tanesinde de bir süre kendi yaşamış. Parkın ücretli kısmına giriş yaptıktan sonra bahçe daha da güzelleşti. Renk renk farklı ülkelerden gelen çiçekler ve Gaudi’nin yaptığı evler ve anıtlar buradaydı.

DSCF0019 kopya

Anıt kısmında mozaik sanatının nirvanasına ulaşmış olan Gaudi’ye hayran oldum.

DSCF0108 kopya

DSCF0069 kopyaDSCF0071 kopyaDSCF0067 kopya

Renkleri bu kadar güzel karıştıran ve şekerdenmiş gibi evler yapan bir mimara hayran olmamak mümkün değil.

DSCF0111 kopya

Anıtın önünde yer alan mozaikle kaplanmış kertenkele parkın en önemli eseri olmakla birlikte, en kalabalık yeri de. Fotoğraf çekmek bir yana yakından görmek için biraz sıra beklemeniz gerekiyor.

DSCF0033 kopya

Anıtın üst kısmında yer alan terastan görülen Barcelona manzarası da bir harikaydı. Parkın kenarına yapılan mozaik banklarda ise Gaudi o zamanda ergonomiyi düşünerek sırt desteği bile yapmış! Bu kadar sert bir zeminde ancak bu kadar rahat oturulabilirdi.

DSCF0096 kopyaDSCF0104 kopya

Banka oturmadan koca bir şehrin ortasında iken sırtımı dönüp banka oturduğumda gördüğüm tabiat ile kendimi ormanda gibi hissettim. Gaudi şehrin ortasında bir vaha yaratmıştı.

DSCF0079 kopya

Parkın ücretli anıt bölümünden çıktıktan sonra tekrar giriş hakkı olmadığı için rehberimizle yaklaşık 1 buçuk saatlik gezi sonrası biraz da kendimiz etrafı keşfettik.

DSCF0031 kopyaDSCF0046 kopya

Gaudi’nin Avrupa’nın farklı bölgelerinden getirip diktiği çiçeklerle bezenmiş bahçede oturduğumuz dakikalarda cennetin bir fragmanı gibiydi.

DSCF0026 kopya

Anıt kısmından çıktıktan sonra Gaudi’nin ölmeden önce yaşadığı park içindeki eve gittik. Ayrıca 5 euro vererek girilen evi mutlaka görmenizi öneririm.

DSCF0017 kopya

GAUDİ’NİN EVİ

Gaudi’nin bütün eserlerinde olduğu gibi dış cephesi ayrıntılarla dolu evin içi oldukça sadeydi. Ergonomiyi düşünerek yaptığı mobilyaların da sergilendiği 2 katlı evin bir odasında da kısa bir belgeseli yayınlanıyordu. Gaudi ile ilgili hiçbir şey bilmiyorsanız kesinlikle izleyin. 

DSCF0153 kopya

GAUDİ’NİN YATAK ODASI

Evin bahçesindeki sarmaşık çiçek tüneli de Gaudi’nin sihirli değneğiyle dokunuşlarından biriydi.

IMG_8144

GAUDİ’NİN EVİNİN BAHÇESİ

Parkın en tepe kısmında yer alan evi ise ziyaret edemedik çünkü ilk sahiplerinin çocukları halen içinde oturmakta oldukları için ziyarete kapamışlar. 

DSCF0076 kopya

Parkın çıkışında hediyelik eşyalar kısmından birkaç hatıra alıp parktan çıktık. Taksiyle öğle yemeği yemek için Barcelona’nın son zamanlardaki hip bölgesi El Born’da yer alan Elsa y Fred gastro bara gittik.

DSCF0195 3 kopya

IMG_7960 2 kopya.jpg

ELSA y FRED MENU

Kahvaltı ve tapas karışık bir öğle menüsü tercih ettiğimiz Elsa y Fred’in sıcak ambiyansını çok sevdik. Egg Benedict ve patatas bravası yediklerimin en iyileri arasındaydı. 

IMG_7961 kopya

EGG BENEDICT

IMG_7962 2 kopya

PATATAS BRAVAS

Eylül ayının sonlarında olmamıza rağmen hava sıcaklığı yaz ortalaması üstünde ve bulutsuzdu. Böyle bir günde Barceloneta plajının keyfini çıkarmazsak olmazdı. Otelden deniz kıyafetlerimizi alıp Eixample bölgesinde yer alan Satan’s Coffee Corner’da soğuk bir kahve içtikten sonra metroya bindik. ( Barcelona 3.dalga kahveciler rehberi için bu linke tıklayın)

DCIM101GOPROGOPR1886.JPG

SATAN’S COFFEE CORNER

Metrodan sonra 10 dakikalık bir yürüme mesafesinde büyük bir kalabalıkla ilerledikten sonra plaja ulaştık. Göz alabildiğine uzanan plajda adım atılacak yer yoktu.

IMG_7971 2 kopya

BARCELONETA PLAJI

Yazın son günlerindeki bu mükemmel havayı bizim gibi kimse kaçırmak istememişti. Biraz yürüdükten sonra boşluk bulduğumuz bir yere havlumuzu serdik. Akşam üzeri olduğu için herkes yavaş yavaş toplanmaya başlamıştı. Hemen denize atladık. Deniz ve denizden görülen Barcelona silüeti harikaydı.

IMG_7982 2

Hava kararana kadar bu manzaranın ve güneşin tadını çıkardık. Plaj boyunca ücretsiz duş, soyunma kabini ve wc bulunuyordu ama biraz yoğunluk vardı. Üstümüzü burada değiştirdikten sonra plajın sonuna kadar bir yürüyüş yapıp otelimize döndük. Akşam La Merce Festivali gösterisi için hazırlanmamız gerekiyordu.

IMG_7973 2

Bir sonraki yazımda bu keyifli festivalin detaylarını okuyabilirsiniz!

Gaudi’nin İzinde Barcelona Bölüm 2: La Merce Festivali

Gaudi’nin İzinde Barcelona Bölüm 3: Gothic Quarter, La Rambla, La Bouqeria

Serinin diğer yazıları:

3rd Wave Coffee Shops: Barcelona

A Perfect Dinner in Toledo: El Carmen de Montesión

TOP 5 Foods to try in San Miguel Bazaar (Mercado de San Miguel)

A Coffee Trip to the 3rd Wave Coffee Shops of Madrid

IBIZA’S BEST HIPPY MARKETS

Reklamlar
This entry was posted in: Avrupa, Seyahat

tarafından

1988 yılında sarı bir sonbahar günü doğdu. 40 günlükken yaptığı ilk şehirler arası seyahat sonrası gezme aşkı da onunla birlikte büyüdü. Ailesiyle yaptığı uzun keşif dolu yolculukları ile ‘keşfetme’nin dayanılmaz güzelliğinin farkına vardı. İnsanı ‘keşfetmek’ için tıp fakültesini bitirdi. Çocukların enerjisi ile genç kalabilmek için çocuk doktoru olmaya karar verdi. Hayatını birleştirdiği Oğuz Derya ile birlikte ‘keşfetme’ye devam ederken tecrübelerini paylaşmak için bu blogta yazılarını yayınlamaya başladılar.

4 Comments

  1. Geri bildirim: Barcelona Bölüm 2: La Merce Festivali | Kaplan'lar Keşifte!

  2. Geri bildirim: Barcelona Bölüm 3: Gothic Quarter, La Bouqeria | Kaplan'lar Keşifte!

  3. Geri bildirim: Gaudi’nin İzinde Barcelona Bölüm 4: Sagrada Familia ve Eixample | Kaplan'lar Keşifte!

  4. Geri bildirim: Gaudi’nin İzinde Barcelona Bölüm 5: Casa Batllo, Yat Limanı, Dönüş | Kaplan'lar Keşifte!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s