All posts tagged: gezi

‘Kaplan’lar Keşifte’ Blogumuzun 1.Yılı Kutlama Hediyesi: Alaçatı’da Tatil

“Kaplan’lar Keşifte” blogumuzu açalı 1 yıl oldu. @dr_ottoman (yazarımız bamm-bamm) ve benimle beraber keşif yolu bir yıl geçirdiniz ve ben de bu duruma karşılıksız kalamadım😍 Dünyayı ve yenilikleri keşfederken hep dönüp dolaşıp geldiğim nokta “hayatın paylaştıkça güzelleştiği” oldu. Bu yüzden bu 1.yılın mutluluğunu paylaşarak çoğaltmak istedim ve çok sevdiğim Alaçatı’nın en güzel zamanı Eylül ayında 5-30 Eylül 2017 tarihleri arasında istediğiniz tarihte 2 gece 2 kişilik (tek oda, havuz manzaralı)+kahvaltı şeklinde konaklama hediye ediyorum. 🏝 İnstagramdan katılabileceğiniz çekiliş için yerine getirmeniz gereken koşullar ise şöyle: 1️⃣ benim instagram hesabım @artista_m ve @breraotel i takip etmek, 2️⃣ instagramdaki bu fotoğrafı beğenmek, 3️⃣ fotoğrafın altına istediğiniz arkadaşı etiketlemek ( istediğiniz sayıda etiketleyebilirsiniz. 🏝Her bir yorum bir katılım hakkı demektir. 🏝Geçersiz hesaplar ve koşulları yerine getiremeyenler çekilişe dahil edilmeyecektir. 🏝Katılım 19 Ağustos gecesi saat 23.59 itibari ile sona erecek. Çekilişi ise 20 Ağustos günü random.org üzerinden gerçekleştirip instasnaps’te kazananı ilan edeceğim💫 🏝Kazanan kişinin konaklama tarihini en geç 24 Ağustos 2017’ye kadar @breraotel ve bana bildirmesi gereklidir. Herkese bol şans diliyoruz❣️😊 Reklamlar

Vatikan ve Aşıklar Şehri Roma

Roma… Aşıkların şehri. Şubat ayında rotamızı bu büyülü şehire çevirmiştik. 3,5 günlük gezimizin ilk gününü ayrı bir devlet olan Vatikan’a diğer günleri Roma’daki önemli yapılara ayırmıştık. 1 haftalık İtalya gezimizin son kısmına gelmiştik ve artık çok yorulmuştuk. Ama aslında asıl yorucu kısım şimdi başlıyordu. Bu uzun gezimizi birkaç bölümde size anlatmayı planlıyordum fakat ilk 2 gün fotoğraflarım icloud ve bilgisayar üzerinden silindiği için o günleri özet geçerek iki bölümde ve Trastevere’yi ağırlıklı olarak anlatacağım. Ama şimdiden müjdelemek isterim ki fotoğrafları kaybedip üzülmeme dayanamayan eşim ( yazarımız bamm bamm) üzüntüme dayanamayıp şimdiden ileri bir tarihte tekrar Roma gezisi sözü verdi bile 🙂 Roma, İtalya’nın en kalabalık şehri. Yedi tepeden oluşan şehir bana biraz İstanbul’u anımsattı. Sezar’dan bu yana değişmemiş kaldırım taşları olmasa inanın çekilmez bir trafiği var. Romantizmi bozmak istemiyorsanız yürüyerek ulaşımı tercih etmenizi öneririm. Vespa kiralayarak da film tadında bir Roma gezisi yaşayabilirsiniz. Motorsiklet trafiğinin de pek parlak olmadığını belirtmek isterim:) Böyle büyük bir şehir de kullanabileceğiniz diğer ulaşım araçları ise metro ve otobüs. 48-72 saatlik müzeleri de kapsayan toplu taşıma için de kullanabileceğiniz Roma Pass’de …

Medici’lerden Toskana’ya Miras Floransa Bölüm 2

14 Şubat sabahına Floransa’da uyandık.  Sevgililer günü planımız Floransa’nın nadide eserlerinin sergilendiği en önemli galerilerinden biri Uffizi Galeri’yi gezmekti. Kalabalıktan nasibimizi almamak için Uffizi Galerinin online sitesinden extra 5 euro ödeyerek sabah erken saatlerde rezervasyon yaptırmıştık. İsterseniz Firenze Kart alarak da ön sıralarda giriş yapabilirsiniz. 3 gün geçerli bu kartla 72 müzeyi 72 euro karşılığında gezebilirsiniz. Ama bir Uffizi galeriyi gezmek bile bir gün aldığını düşünürsek çok efektif bir seçenek olduğunu düşünmüyorum. Erken kalkıp otelde kahvaltı yaptık. Signoria Meydanı’nda yer alan Uffizi Galeriye 15 dakikada yürüyerek ulaştık. Rezervasyon yaptıranların ayrı olan girişinden içeri girdik. Sesli rehber aldık ve başladık gezmeye. Ünlü Medici ailesine ait eserlerin sergilendiği eskiden yönetimi sağlayan ofislerin bulunduğu galeride her adımda bir heykel bir tablo vardı. En çok Botticelli’ye ait eserlerin olması yanısıra Leonardo, Michelangelo, Raffaello, Caravaggio, Goya gibi önemli sanatçıların birçok eseri burada sergileniyordu. İnanın ben böyle birşey görmedim! Birkaç gün ayırsam yine de bitmez öyle müthiş bir galeri. Medici ailesinin ‘İtalyan rönesans’ını nasıl başlattığını buradan bile anlayabilirsiniz ki şehir zaten başlı başına bir açık hava müzesi gibi…Muhteşem! Eğer gelirseniz şu Uffizi’de görmeniz gereken başlıca eserleri şöyle …

Medici’lerden Toskana’ya Miras Floransa Bölüm 1

Sanatın ve Toskana’nın başkenti, Leonardo da Vinci ve Michelangelo’nun doğduğu  Floransa’yı 3 günde gezebildiğimiz kadarıyla sizlere aktaracağım. Böyle özel bir şehri bir yazıya sığdırmak oldukça zor olacak. Yazıma başlarken size ilk önce bu şehri bir hataya düşüp bir güne sıkıştırmamanızı öneririm. 100 tane müzenin bulunduğu bir şehirden bahsediyoruz ki inanın 3 günde bile ağzımıza bir lokma bal çalınmış gibi oldu. Haydi başlayalım Floransa’yı turlamaya! Floransa’ya Venedik’ten trenitalia ile hızlı trenle gittik. Tren biletimizi almayı son güne bıraktığımız için normalin üzerinde bir fiyata aldık. Önceden alırsanız eğer kişi başı hızlı tren bileti fiyatı 36 euro’dan başlıyor. Venedik St. Lucia yani Venedik eski şehirden bindiğimiz tren Venedik Mestre’ye uğrayarak 2 saatte Floransa’ya ulaştı. Premium class koltuk seçimi ile yaptığımız yolculuğumuz ikram edilen atıştırmalıklarla rahat ve keyifli geçti. Karşısında bulunan kiliseden ismini alan Floransa Santa Maria Novella tren garına vardığımızda şaşkınlığa uğradım. Bu kadar büyük ve kalabalık bir gar beklemiyordum. Kalabalığı geçerek garın dışına çıktığımızda tam karşısındaki Santa Maria Novella kilisesini gördük. Yer ayırttığımız otele doğru yürümeye başladık. Arnavut kaldırımda valizlerle yürümek biraz zor oldu. Rezervasyon yaptığımız Milu Hotel ‘i seçerken hem …

Bir Yaz Rüyası Cote d’Azur: Nice

Güney Fransa’nın prensesi Nice’e sabah saatlerinde Cannes’ten trenle yarım saatte ulaştık. Otobüsle tam 1 saat 45 dakika sürüyor; zamandan tasarruf etmek için o yüzden treni tercih ettik. Tabii fiyat farkı olduğunu da belirteyim; tek yön tren 6 euro iken otobüs 1 euro. Kalacağımız oteli tren garına yürüyerek 5 dakika, plaja 10 dakika uzaklıkta olan Otel Nice Excelsior olarak seçtik. İyi ki de öyle yapmışız çok rahat ulaşım sağladık. Otelin iç mimarisi özenle yapılmıştı. Her oda farklı konsepteydi. Duvarlarda Nice resimleri yer alan devasa posta kartları, halılarda da aynı desenler vardı. Banyo ürünleri de l’occitane’den temin ediliyordu. ‘Keyifli’ oteller kategorisine koyabileceğim bir otel oldu. Valizlerimizi yerleştirdikten sonra Massena meydanına doğru yola çıktık. Yürüdüğümüz sokaklarda Nice’in o şirin eski, küçük pencereli, panjurlu evleri vardı. Hava çok ama çok sıcaktı, aylardan temmuz olunca beklenilen bir durumdu tabi 🙂 Deniz tatili yapmak isteyen bizler için tam kıvamındaydı 🙂 Ama denizden önce görmemiz gereken kocaman bir şehir vardı. Massena meydanı turistik, oldukça kalabalık bir bölgeydi. Ortasından raylı sistem geçiyordu. Zeminin bir kısmı siyah-beyaz taşlarla döşenip hoş bir görüntü oluşturulmuştu.   Neoklasik eserlerle …