Avrupa, Gurme, Seyahat
Comment 1

Medici’lerden Toskana’ya Miras Floransa Bölüm 1

Sanatın ve Toskana’nın başkenti, Leonardo da Vinci ve Michelangelo’nun doğduğu  Floransa’yı 3 günde gezebildiğimiz kadarıyla sizlere aktaracağım. Böyle özel bir şehri bir yazıya sığdırmak oldukça zor olacak.

be0d9107b640cbca4e8db7fda022b656

Yazıma başlarken size ilk önce bu şehri bir hataya düşüp bir güne sıkıştırmamanızı öneririm. 100 tane müzenin bulunduğu bir şehirden bahsediyoruz ki inanın 3 günde bile ağzımıza bir lokma bal çalınmış gibi oldu.

Haydi başlayalım Floransa’yı turlamaya!

Floransa’ya Venedik’ten trenitalia ile hızlı trenle gittik. Tren biletimizi almayı son güne bıraktığımız için normalin üzerinde bir fiyata aldık.

IMG_1587

Önceden alırsanız eğer kişi başı hızlı tren bileti fiyatı 36 euro’dan başlıyor. Venedik St. Lucia yani Venedik eski şehirden bindiğimiz tren Venedik Mestre’ye uğrayarak 2 saatte Floransa’ya ulaştı. Premium class koltuk seçimi ile yaptığımız yolculuğumuz ikram edilen atıştırmalıklarla rahat ve keyifli geçti.

IMG_1585

Karşısında bulunan kiliseden ismini alan Floransa Santa Maria Novella tren garına vardığımızda şaşkınlığa uğradım. Bu kadar büyük ve kalabalık bir gar beklemiyordum.

Kalabalığı geçerek garın dışına çıktığımızda tam karşısındaki Santa Maria Novella kilisesini gördük. Yer ayırttığımız otele doğru yürümeye başladık. Arnavut kaldırımda valizlerle yürümek biraz zor oldu. Rezervasyon yaptığımız Milu Hotel ‘i seçerken hem merkezi hem de gara yakın olduğu için tercih ettik.

IMG_1736

Otel Floransa’nın moda merkezi olan caddesi Via de’ Tornabuoni’de yer alıyordu. Gardan yaklaşık 10 dk yürüme mesafesi uzaklıktaydı. 14. yüzyıldan kalma bina restore edilmiş ve içerisi akıllı bir bina haline getirilmişti.

DSCF0147 kopya

Via de Tornabuoni

Bizi cezbeden en önemli özelliği de modern sanat eserlerinin otelin çeşitli yerlerinde sergileniyor olmasıydı; aynı zamanda beğenirseniz satın da alabiliyorsunuz ama fiyatlar oldukça yüksek.

DSCF0005 kopya

Hotel Milu

DSCF0003 kopya

Hotel Milu

DSCF0001 kopya

Hotel Milu

Girişte küçük bir resepsiyonda güleryüzlü bir karşılama sonrası odamıza yerleştik. Oda kullanışlı ve konforluydu. Artık karnımız çok acıkmıştı ve Toskana mutfağını tatmak için sabırsızlanıyorduk.  Özellikle Fiorentina Steak denemek istediğimiz lezzetler arasında ilk sırayı alıyordu. Araştırmalarımız sonucunda bize en yakın ve en çok önerilen Trattoria Nerone’ya gitmeye karar verdik.  Kolayca bulduğumuz mekanın Ortaçağ temalı dekorasyonunu çok sevdim. Ambiyans ‘ İşte Floransa’dayım’ dedirten cinstendi.

DSCF9363 kopya

Trattoria Nerone

DSCF9364 kopya

Trattoria Nerone

Masamıza yerleştikten sonra Fiorentina Steak istedik. Kilogram şeklinde sipariş veriliyordu ve iki kişi için ortalama yeterli miktarı 1 kg’ydu. Kilogramı da 40 euro’ydu. Yanında yeşilliklerden oluşan bir salata, patates ve yöresel  ‘Chianti’ adı verilen şaraptan söyledik. Steak geldi ve büyük bir hevesle yemeğe başladık ki o çiğ tadı alana kadar. Normalde az pişmiş eti yiyebilen ben bile bu eti yiyemedim. İçi tamamen pişmemişti. Eğer çiğ ete tahammülünüz yoksa hiç denememenizi öneririm çünkü tekrar pişirseler bile hala çiğ oluyor. Çünkü Fiorentina Steak süt danasının sırtından çıkarılan etle odun kömüründe tütsülenerek pişiriliyormuş. Restaurantta harika pizza çeşitleri de mevcut tek bir seçenekte kendinizi kısıtlamayabilirsiniz. Ortamın güzelliğiyle gözlerimiz doysa da karnımız biraz aç kalmış şekilde buradan ayrıldık.

DSCF9355 kopya

Trattoria Nerone

DSCF9360 kopya

Trattoria Nerone- Fiorentina Steak

Floransa’yı gece turlayalım dedik. Bu arada ulaşım için herhangi bir kart almadık çünkü çoğu yere yürüyerek gitmeye karar vermiştik. İlk önce Signoria Meydanına geldik. Toskana Gotik akımının en güzel eserlerinden biri olan Palazzo Vecchio’u tüm görkemiyle karşımızdaydı.

DSCF9401 kopya

Palazzo Vecchio

Hemen yanında Neptün çeşmesi ve Michelangelo’nun şaheseri Davud heykelinin replikası vardı. Aslını görene kadar bu hali bile etkilemişti beni.

DSCF9404 kopya

Davud Heykeli Replikası

Bu meydanda yine Loggia adı verilen alanda muazzam heykeller sergileniyordu.

DSCF9409 kopya

Loggia

Buradan sonra şehrin simgesi, Duomo’su Santa Maria del Fiore’yi görmeye gittik.

DSCF9384 kopya

Duomo önünde sanattan mest olmuş ben 🙂

DSCF9380 kopya

Floransa Duomo’su

Beyaz ve yeşil mermerlerin ağırlıkta olduğu dış cephesiyle gece bile aydınlık görünen yapının etrafını turladıktan sonra şehrin en güzel caddelerinden biri olan Via Dei Calzaiuol’da yürürken Venchi’nin o harika dondurmasınından yedik.

DSCF9468 kopya

Nefis dondurmadan sonra Republica meydanından geçerek Arno Nehri kıyısına ulaştık. Nehirdeki yansımalar, tarih kokan sokaklar beni mest etmişti.

DSCF9448 kopya

Ponte Vecchio

DSCF9419 kopya

Ponte Vecchio

DSCF9451 kopya

Arno Nehri Kıyısı

Ertesi gün Siena’ya gideceğimiz ve dolu dolu bir gün olacağı için otele dönüp dinlendik. Siena’daki kısa ama harika gezimizin ayrıntılarına Toskana’nın kahverengi incisi Siena yazımdan ulaşabilirsiniz.

f3798cc9a025131822712cd2a583a357

Gezi Boyunca Rotamız Venedik-Floransa-Siena-Floransa-Roma

DSCF9751

Siena

Ertesi gün Siena’dan döndüğümüzde yine akşam olmuştu. Yemek için rezervasyon yaptırmamamıza rağmen yer bulduğumuza deliler gibi sevindiğim  La Giostra Restaurant’taydık.

IMG_1837

La Giostra

Slow Food’ felsefesini benimseyen restaurantın menüsü Toskana yemeklerine bir saygı göstergesi gibiydi. Romantik ambiyansı ve masaları dolaşan sempatik sahibi de ayrıca kalbimizi çaldı.

IMG_1830

La Giostra

IMG_1829 2

La Giostra

Yemeğe başlamadan önce İtalya’da bir yemek öncesi klasiği prosecco’dan ve mezelerden ikram edildi. Ekmek üzerine sürülen tavuk ciğeri bizden tam not aldı, mükemmeldi.

IMG_1832 2

Ana yemek seçimlerimiz makarnadan yana oldu. Damağımızda bir bayram havası mevcuttu fakat porsiyonlar oldukça büyük olduğu için kalanları paket yaptırmak zorunda kaldık.

IMG_1833IMG_1834

Tiramisu da bildiklerimden farklı ve çok hafifti. Floransa’da kaldığım sürece en beğendiğim mekan burası oldu.

IMG_1836

Bugünü de yine gece Floransa turu yaparak tamamladık.

DSCF9397 kopya

Republica Meydanı

IMG_1826

Eataly Market

14 Şubat’ta harika bir Floransa sabahına uyanacaktık.

Serinin diğer yazıları:

Medici’lerden Toskana’ya Miras Floransa Bölüm 2

Reklamlar
This entry was posted in: Avrupa, Gurme, Seyahat

tarafından

1988 yılında sarı bir sonbahar günü doğdu. 40 günlükken yaptığı ilk şehirler arası seyahat sonrası gezme aşkı da onunla birlikte büyüdü. Ailesiyle yaptığı uzun keşif dolu yolculukları ile ‘keşfetme’nin dayanılmaz güzelliğinin farkına vardı. İnsanı ‘keşfetmek’ için tıp fakültesini bitirdi. Çocukların enerjisi ile genç kalabilmek için çocuk doktoru olmaya karar verdi. Hayatını birleştirdiği Oğuz Derya ile birlikte ‘keşfetme’ye devam ederken tecrübelerini paylaşmak için bu blogta yazılarını yayınlamaya başladılar.

1 Yorum

  1. Geri bildirim: Medici’lerden Toskana’ya Miras Floransa Bölüm 2 | Social Life, Happy Life

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s