Genel, Seyahat
Yorum Yapın

Seyahat öncesi ve sonrası sorunsalı

Bir seyahatseverin en stresli dönemi yolculuk öncesi, hatta uçağa/otobüse/arabaya binmeden hemen öncesi olmalı.

 

En keyifli zamanları ise plan yapılan zamanlar. İlk önce gidilecek yerlerin fotoğrafları görülünce bir kalp çarpıntısı başlar, ayrıntıları okuyup bir de tarihine dalınca gözlerde bir ışıltı belirir. Tüm boş vakitlerde, işte zamansız bir şekilde oradan bir fotoğraf akla gelir ve hemen içine kendini koyarsın 🙂 Haritalar bulunur, kitaplar alınır, tecrübeli kişiler dinlenir, bloglardan notlar alınır. Bir bakarsın ki gidilecek yerleri tamamlayabilmek için o ülkeye bir süre yerleşmen gerekecektir 🙂 Sonra planı sadeleştirmeye başlarsın

Günler öncesinden hava raporuna bakılır. Hava ne olursa olsun mutlaka dört mevsim kıyafet alınır. Valiz hazırlıklarına başlanır. Gidiş zamanına kadar o valiz bir türlü hazır hale gelmez; hazır olduğunda da fermuarı kapanmaz ve mutlaka hep eksik birşeyler vardır.


O gün gelip çattığında ise saatler öncesinden terminale gidilir. Sürekli geç kalacakmış hissi ile koşarcasına adımlar atılır. Terminalde valizler verilir, sırt çantalı özgür kız moduna geçilir. Havaalanı/Terminalin her köşesi keşfediler, onlarca resim şimdiden çekilmeye başlanır.


Uçağa bininceye kadar notlar gözden geçirilir. Uçağa bindikten sonrası ise zaman geçmek bilmez.


Seyahat hızla geçip son güne gelindiğinde sürekli “ne kadar güzeldi, ama şöyle iyiydi böyle iyiydi” telkinleri başlar. Valiz son ana kadar hazırlanamaz; zaten alınan yeni ne varsa o valize bir türlü sığamaz. Geldiğinin iki katı valizle dönersin.

Terminale gelince de seferin iptali için kar yağması, çığ düşmesi gibi afetlerin olabilirliği gözden geçirilir. Tam bunlar düşünülürken son anons yapılır.


Artık evdesindir. Açılmaya üşenilen valizler, yorgun bir sen, yenilenmiş bir ruh ve yeni seyahat planlarıyla yeni bir güne başlarsın.


Mottomuz: “Her seyahatin sonu yeni bir seyahatin başlangıcıdır.”

Valiz: Mudo concept

Reklamlar
This entry was posted in: Genel, Seyahat
Tagged with: ,

tarafından

1988 yılında sarı bir sonbahar günü doğdu. 40 günlükken yaptığı ilk şehirler arası seyahat sonrası gezme aşkı da onunla birlikte büyüdü. Ailesiyle yaptığı uzun keşif dolu yolculukları ile ‘keşfetme’nin dayanılmaz güzelliğinin farkına vardı. İnsanı ‘keşfetmek’ için tıp fakültesini bitirdi. Çocukların enerjisi ile genç kalabilmek için çocuk doktoru olmaya karar verdi. Hayatını birleştirdiği Oğuz Derya ile birlikte ‘keşfetme’ye devam ederken tecrübelerini paylaşmak için bu blogta yazılarını yayınlamaya başladılar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s