Köşe yazıları
Comments 2

KoKBiT’in dönüşü

 

Herkese selam.. Bildiğiniz üzere blogu açalı 3 ay oldu yavaş yavaş düzeni oturtmaya çalışıyoruz yazılarımızla; lakin hep içimde bi eksiklik hissi vardı.. Eski blog dönemlerinde günlük yazılar da yazabiliyorduk gündem ya da gündem dışı konularda, günlük aktiviteler olsun her şeyi paylaşabiliyorduk sonra twitter çıktı bunları 140 karaktere sınırladı, blog dönemi yeniden trend oldu; lakin bu seferde kategorileşme etiketler diye sınıflandırmalara gidildi ve eski tarz yazabileceğim yazılara yer bulamaz oldum.. Geçen gün bunu düşünürken aklıma geldi belki saçma bir fikir olabilir lakin hep içimde de olan hayallerimden biri birgün bi yerlerde köşe yazarlığı yapmaktı.. ilk postlarımda bahsettiğim gibi bu Socrates Dergisinde olur, yada Oray Eğin, Soner Yalçın gibi gazetelerde de olur yazma isteğim hep var.. Bu nedenle bir başlangıç olsun diye blogta köşe yazıları diye bir bölüm açmaya karar verdim. Burası da benim dergim -gazetem olsun ve gündelik ya da haftalık birşeyler karalayayım, sizlerde okuyun istiyorum. Tıpkı eskisi gibi 😀 Tek sorunum stabilite yani devamlılık.. Bu konuda biraz zorlanıyorum hayatımın her anında bu böyle aslında.. Yoksa biliyorum ki güzel yazıyordum, yazarım da ama işte okur alışkanlık istiyor düzen istiyor. Umarım bunu bu sefer başarabilirim. Nasıl ben Oray Eğin sözcüdeyken her pazar yazı yazacağını bilerek takip ediyorsam ya da Soner Yalçın’ın cumartesi pazar yazmadığına kendimi alıştırdıysam bunu burada da tutturmam gerekiyor. Ne konular üzerinde yazacağıma henüz karar vermedim fakat siyasetten uzak durduğumu twitter takipçilerimde gayet iyi biliyor.. Bu yazıyı size yazarken Kağıthane dolaylarında lapa lapa kar yağmaya başladı..

Ben doğma büyüme Aydın’lıyım ve coğrafya derslerinden hatırlayanlarınız varsa Ege bölgesi yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer.. Çocukluğum hep bu iklimde geçti ve sadece 1 kere kar yağdığını hatırlıyorum 18 yaşıma kadar.. ama o geceyi de hiç unutmuyorum, koca koca yaşlı amcalar teyzeler ve biz çocuklar dışarı çıkmış kar topu savaşı yapmıştık.. küçük şehirlerde çocukluğu geçenler bilir oralarda komşuluk vardı ve bu kar hepimizi çocukluğuna indirmişti görmeliydiniz.. 2000’de Aydın’dan bir çıktım, 6 sene Ankara’da kara buza doydum derken, 2007 den beri İstanbul’dayım. Burası da eksik kalmıyor 😀 Belki Ankara’nın o gece ayazı donu yok ama yine de yılda 1-2 defa balkanlardan yada sibiryadan fark etmez bi soğuk hava dalgası geliyor ve felç ediyor bizleri..

Bir kaç haftadır takip ettiğim magazin köşe yazarlarında hep bahsedilen Kabataş set üstündeki Setup deli ve setup cafeye gittik dün. Kahvaltısını övüyorlar ve dilediğiniz saatte gitsenizde kahvaltı bulabileceğinizi yazıyorlardı hep. Manzarası fena değil ve trend bir yer olduğu için ünlü görmeniz gayet olağan deniyor. Üsküdar kabataş motorları kaldırıldığı için direkt ulaşım yok, ya beşiktaşa geçip yürüyeceksiniz ki o dolmabahçe yolu harika biz öyle yaptık, ya da otobüslerle gidebilirsiniz. Bir diğer istikamet ise Karaköy’e geçip oradan tramvay ile gelmek.. Bir süre önce başlayan kabataş martı projesi olağanca hızıyla devam ediyor gördüğümüz kadarıyla bunun gürültüsü biraz geliyor mekana. Foursquare’de puanına mutlaka bakarım gitmeden önce mekanların ve setup by deli nin puanı 8.7 idi; kahvaltı fotolarıda gayet başarılı idi. Oraya gittik önce ama 12.30 suları olduğu için bize kahvaltı modundan öğle yemeği moduna geçtiklerini mutfaklarının buna göre tertiplendiğini söylediler seçenek sundular tost vs ama biz kahvaltı için gittiğimiz için bizi diğer setup cafe’ye yönlendirdiler. 3 mekan var biri cafe biri setup by deli birde hem pizza hem burger yapanı. Setup cafe müziği olsun iç dekorasyonu olsun hoşuma gitti açıkçası. kahvaltı 2 kişilik 49tl portakal suyu 13 tl gayette başarılı idi kahvaltısı. 9.5tl de hesaba ekliyorlar hizmet bedeli gibi birşey o biraz garibime gitti ama 😀 bence gidip deneyebilirsiniz çok kalabalık değil ve ayak altıda olmadığı için bilmeyen gelemez oraya..

Dün çok güldüğüm meslektaşım doktorhuu paylaşmış aile hekimlerine telefon nöbeti gelecekmiş 😀 bende 4 yıl aile hekimliği yaptım acil nöbetleri olsun asm nöbetleri olsun ne direndik cezalar yedik ve gördümki bu işkence hiç bitmeyecek o yüzden istifa edip işyeri hekimliğine geçtim 1 yıldır.. Haberd bahsi geçen telefonda doktor nöbeti başarılı olur mu denemeden birşey demek güç ama olaya şu açıdan bakarsak; hasta beni aradı o an telefonda görmeden konuşarak yönlendirme yapabildiğim için desemki sen iyisin yarın polikliniğe gidersin acillik bi durumun yok ve hasta ölse ne olacak? Telefon kayıtları var doktor acile gitme dedi iyisin dedi ve hastam öldü bu doktora dava olarak geri dönmeyecek mi? O zaman doktorlar olarak biz ne yapacağız her arayanı acile yönlendirmek zorunda kalacağız çünkü anamnez ve fizik muayene bir bütündür ön tanı koyabilmek için ve telefonda bunu ne kadar yapabilirz ki.. Bunun benzeri 112 komuta kontrol merkezlerinde yapılıyor zaten orada 112 yi arayanlara ambulans yönlendirmek için meslektaşlarım zaten çabalıyor ve bir sürü de yalancı ihbar yada saçma sapan sorularla karşılaşıyorlar zor bi süreç..

Bir yandan doktorama devam ediyorum seviyorum okumayı, hayata tutunduruyor insanı.. Doktora yeterlilik sınavım Mart sonunda ona çalışıyorum.. Bir hayalimde tarih yüksek lisansı yapmak boğaziçi unide.. bakalım 40’a gelmeden başlayabilecekmiyim..

Günlük takip edebildiğim köşe yazarlarımdan bahsedeyim size: Sözcü’de Soner Yalçın ve Bekir Coşkun, Habertürk’te Murat Bardakçı, Kadir Kaymakçı, arkadaşım Güneş Aksüs, Oray Eğin ki yeni geçti habertürke bakalım görüşleri ve yazıları da değişecek mi 😀 24 saat köşe yazarlığı deneyeceğinden bahsediyordu ilk yazısında takibe devam ediyorum.  Sabah gazetesinde Hıncal uluç, Haşmet Babaoğlu, pazar günleri yazan Erhan afyoncu, Bülent Timurlenk ve Bülent değerli. Cumhuriyet’ten pazarları sadece Işıl Özgentürk. Hürriyet’ten Doğan Hızlan, Ayşe Arman, Gülse Birsel, Kanat Atkaya İlber Ortaylı, Nil Karaibrahimgil, Onur Baştürk, Vedat Milor, Milliyet’ten Güneri Civaoğlu, Mehmet Tez, Çağdaş Ertuna. Bunlar ritüellerim benim… haftalık takip etmekten keyif alıyorum kahve eşliğinde 😀

Kahve demişken kahveye olan aşkım ilgimi birazcık olsun biliyorsunuzdur diye düşünüyorum özellikle 3.kuşak kahvecilik akımına ilk kapılanlardanım 😀 ondan öncesi kahveyle aram hiç yoktu diyebilirim ama özel demleme yöntemlerinin çıkmasıyla 3.kuşak dalga bi harika dostum 😀 size ilerleyen dönemlerde ayrıntılı yazılar yazacağım kahve ile ilgili geçen gün 3 adam’da kopi luwak kahvesiyle dalga geçildiğine denk geldim en pahalı kahvesi olduğu aşikar her yerde bulamazsınız hele Türkiye’de hiç 😀 karşınızda barista var ona göre ayağınızı denk alın 😀

Geçen haftanın bir diğer konusuda twitterdan da bir çoğunuzun tanıdığı birinin ölüm meleği çıkmasıydı. Kendisi yurt dışı seyahatinden dönüşte Atatürk Havalimanında bonzai yapımında kullanılan tozu protein tozu kutularında sokmaya çalışırken yakalanmış. Şaşırdım desem yalan olur çünkü kurumsal bi yerden çalıştıktan sonra istifa etmişti ve sonrasını hiç duymadım.

Malum referandum sürecine girdik ama şu anketlerden gına geldiğini belirtmeden geçemeyeceğim!! Tamam hepsine tıklıyorum katılıyorum ama yani ne zaman bitecek bu işkence bööö :S Eskiden ne güzel müzik paylaşılırdı kendinden gündelik koşturmacadan bahsederdi insanlar şimdi ise ya siyaset ya kavga ya dövüş sizde sıkılmadınız mı okumaktan?

Bu dönemde bende acayip bi tembellik var sizlerde de oluyor mu bilmiyorum ama özellikle sporu bıraktıktan sonra tavan yaptı 😦 hala canonun içkilerini kargoya veremedim mesela 😀 bazen işe gitmek bile istemiyorum.. Spor demişken hala anadolu yakasında spora gideceğim bir yer bulamadım desem 😀 en son hilton kozyatağı ile görüştüm ama fiyatlar biraz yüksek.. önerilerinize açığım..

Şu aralar izlediğim dizilerden bahsedeyim birazda.. Vikings hastasıyım kendimi Ragnar Lothbrok gibi görüyorum lakin adam geçenlerde öldü 😦 yıkıldım resmen.. şimdi devir oğullarının devri bakalım 2 şubatta son bölümü ile final yapacak neler bekliyor bizi.. bir diğer dizi Sherlock Holmes.. geç başladım bu diziye şu an 3. sezona anca geçtim ama kendime kızıyorum neden daha önce sizleri dinleyip başlamamışım diye.. gayet sürükleyici bölümleri 1.5 saat kadar biraz uzun ama yine de izlettiriyor kendini.. yardımcı rolde oynayan dr john watson’u fargodan hatırlıyorsunuzdur seviyorum oyunculuğunu.. bu dizide yancı rolünde olsa da gayet başarılı 😀 bir diğer izlediğim dizi ise Mozart in the jungle.. 3.sezon henüz türkçe altyazıları çıkmadığı için izleyemesekte ilk iki sezon gayet etkileyici idi.. TWD , GOT, diğer izlediğim diziler.

Daha yazacak çok şey var ama hepsini ilk yazımda yazarak kafanızı şişirmek istemedim açıkçası. bu köşe sizlerin de etkileşimleri ile şekillenecek ve zamanla oturacak güzel bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle. bundan sonra yazıları bir gün önceden girmeye çalışacağım ki sabah işe başlarken okursunuz 🙂

 

Reklamlar
This entry was posted in: Köşe yazıları

tarafından

2008 yılında blogger macerasına başlayan kokbit uzunca bir süre ara verdi yazmaya.. ama gezmeye keşfetmeye fethetmeye değil.. görmemesi gereken ülkeler de tadılmaması gereken şeyler yer içerken o katedral senin bu kilise benim gezerken aklında hep dönmek vardı blog dünyasına. Kah Michael Jordan olacağım.. kah Teoman.. kah kahve içecek.. kah gitar çalacak.. kah Fransızca konuşacak.. kah doktorasını bitirecek.. ottomansla başladı kokbitle devam eden macerası hayatının artista_m’ını bulduğu andan itibaren dr_ottoman’a dönüştü.. hepsi ben bir ben içinde.. eski günlerdeki gibi uzmanı olduğu masallarını anlatmaya devam edecek.. o hala küçük kokbit…

2 Comments

  1. körcahil says

    Anadolu yakasında Acıbadem Üniversitesinin (kozyatağında) spor tesislerini gidip görün ve fiyat sorun derim, öneri olarak.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s