Avrupa, Genel, Seyahat
Comment 1

Sakız Adası’nda Bir Haftasonu Bölüm 2: Orta Çağ Köyleri

 

Sakız Adası, yurtdışında bir tatil için en kolay gidilebilecek ( özellikle İzmirliler için) hem de nispeten daha ekonomik seçeneklerden birisi. Sakız Adası’nda bir haftasonu tatilini nasıl planladığımızı bir önceki yazımda ayrıntılı bir şekilde anlatmıştım. Şimdi sıra geldi planladığımız Sakız Adası tatilinde neler yaptığımızı anlatmaya. 

Cuma akşam saat 20.00’de bol rüzgarlı ve dalgalardan sıçrayan sularla bol ıslanmalı yolculuktan sonra Sakız Adası Limanı’na ulaşmıştık. 🙂

Türkçe seyahat rehberleri ile karşılaştığımız limanda yabancı bir ülkeye ayak basmış gibi değildik taa ki pasaport kontrolüne kadar. Küçük bir liman olması işleri kolaylaştırdı ve 15-20 dakika içinde pasaport kontrolünü rahatça geçtik. Limandan çıkıp sola dönüp 2-3 dakika içinde araba kiralama şirketlerine ait araçların da bulunduğu otoparka ulaştık. Sakız Adası planlama rehberimde bahsetmiş olduğum şekilde Deniz Tour’dan kiraladığımız aracı teslim almak için otoparkta yetkili ile buluştuk. Arabamızı 5 dakika içinde teslim aldıktan sonra Sakız Adası’nın liman kıyısındaki caddesinde ilerlemeye başladık. Kısa bir caddeydi ama adanın özellikle akşamları en hareketli yeri burasıydı.

IMG_6454 kopya

Caddeyi geçtikten sonra kalacağımız yer olan Erytha Otel’e doğru yola koyulduk. Hava henüz yeni kararıyor olduğu için etrafı da izleyerek hafif virajlı yollardan 10 dakika içerisinde otelimize ulaştık. Otelimizin otoparkı olduğu için rahatça park edip odamıza yerleştik.

Yolculuk sonrası karnımız çok acıkmıştı. Hem limandaki ana caddeyi görmek hem de açlığımızı dindirmek için Yunanistan’ın hemen hemen her yerinde meşhur olan ve bizim daha önce denemediğimiz  Yunan döneri ‘Gyros’u denemeye karar verdik. Liman ana caddesinde bulunan Aella’da kalabalığa rağmen zor da olsa bir yer bulduk. Tavuk döneri, salata ve cacık (Yunan cacığı) bir lavaştan daha kalın bir ekmeğe sarılarak dürüm yapılıyor. Porsiyon halinde yiyebilirsiniz.

Biz açlığımıza yenik düşerek karbonhidrata sarıldık ve dürüm söyledik. Dürümden önce gelen peynirli patates kızartması tek kelimeyle mükemmeldi. ‘Double’ porsiyon sipariş ettik ama 2 kişilik değil resmen 4 kişilikti. Ayrıca ‘feta’ peynirini de çok sevdiğimiz için ondan da sipariş ettik. Gyrosu beğendim ama patates kızartmasını daha çok beğendim. Fiyatlar ortalamaydı. İçecekler dahil 17 euro ödedik. 

Sakız Adası’nda ilk akşamımızı liman kısmında geçirip otele döndük. Bu arada limandaki cadde üzerinde arabayı park etmek yasak olduğu için caddenin sonuna ya da başında bulduğumuz park edilebilir alanlara arabamızı ücretsiz olarak bıraktık. 

Sakız Adası’nda cumartesi gününe pırıl pırıl bir gökyüzü ile uyandık. Otelimizde kahvaltımızı yapıp otelin küçük plajında biraz yürüdükten sonra Sakız Adası şehir merkezini dolaştık. Evleri küçük ve şirindi, bizim mimarimize yakın bir mimariye sahip ama daha sadeydi. Yol üzerinde Sakız Adası Katedralini gördük fakat henüz açık olmadığı için gezemedik.

Pazar günü çoğu dükkan kapalı olduğu için nitelikli kahvecileri gezmeye başladık. Merkezde bulunan Blender’da bir kahve içtikten sonra yine limanın arka caddesindeki The Grind’te bolca kahve denedik. Sakız Adası’ndaki nitelikli kahvecilerle ilgili ayrıntılı yazıma bu linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Kafeine doyduktan sonra adayı turlamanın vakti gelmişti.

Island of Chios in Greece map on white background

KIRMIZI İLE ÇİZDİĞİM ROTADA İLERLEDİK

Haritaya bakıp rotamızı çizdik ve adanın kuzey doğusuna doğru yola çıktık.

DSCF0149 kopya

LAGADA YOLU

Deniz kenarından, küçük çok turistik olmayan köylerden geçip, virajlı bir yol sonunda yarım saatte Lagada’ya ulaştık. Küçük bir balıkçı köyü olan Lagada, Sakız Adası’nın en sakin köylerinden biri. İnzivaya çekilmek için ideal bir yer. Bolca taze deniz ürünü bulabileceğiniz köyü kısa bir sürede gezip karpostal tadında manzarasının tadını çıkardık. 

DSCF0198 kopya

LAGADA

Lagada’dan sonra yolunun çok kötü olduğu söylenen Nea Moni Manastırı’na gidelim dedik. Buraya gitmekte ısrarcı olmamızın nedeni 1042 yılında üç rahip tarafından yapılan manastırın Dünya Kültür Mirası listesinde yer almasıydı.  Bu zorlu yol bizim için 2 kat zor oldu çünkü virajlı dağlık yolun tam ortasında arabamız durdu. Yarı otomatik vitesteki arabamız sadece manuel viteste çalışıyordu. Bunu anlamamız tabi biraz zaman aldı ve dağın başında zorlu bir yarım saat geçirdik. Anladıktan sonra manastıra ulaştık ama bir de ne görelim manastır kapalıymış! 09.00-13.00 ve 16.30-17.30 saatleri arasında açıkmış. Daha açılmasına 1 saat olan manastırı maalesef dışarıdan görebildik. Arabamızla ilgili sorun için Deniz Tour gelip ilgilendi ve çözüme ulaşarak yolumuza devam ettik. 

DSCF0205 kopya

NEA MONI MANASTIRI

Sakız Adası’nın Nea Moni Manastırı ile başlayan orta çağ rotasına devam ettik. Bu köyler de UNESCO kültür mirası koruma listesinde bulunuyor. Aslında köyler birbirine 10-20 km uzaklıkta yani yakın mesafeydi fakat yollar o kadar virajlıydı ki ulaşmak planlanandan uzun sürüyordu. 

Orta Çağ köylerinden popüleritesi daha az, en bozulmamış ve halen kültürünü koruyan Olimpi ilk durağımızdı.

Burayı diğer köylerden daha çok sevdim. Sokakları da süprizlerle doluydu. Bu yıl yapılan duvar resimleri köye farklı bir hava getirmişti. Fotoğraflar bu güzel köy hakkında biraz fikir sahibi olmanıza yetecektir.

IMG_7446.JPG

Küçük bir köy olduğu için arabamızı bırakıp kısa sürede içini gezip yemek molası verdik. Sakız Adası’nın yaratıcı geleneksel restoranı olarak kabul edilen Amethistos , iki arkadaşın açtığı bu restoranda sıradışı lezzetler tattık. Horoz etini pek sevmedim ve buradaki favorim kesinlikle Sakız Adası’na özgü sakızlı portakallı dondurmalı yufka tatlısı oldu. 

Olimpi’den sonra daha popüler olan ve salkım salkım ipe dizilmiş domatesleri ile ünlü Mesta’ya uğradık.

DSCF0289 kopya

MESTA

Taş evlerden oluşan köyün meydanı halkın sosyalleştiği keyifli bir yerdi. 

 

Mesta’nın en etkileyici yapısı ise adanın en büyük katedrali olan Büyük Taxiarchi kilisesiydi. Sakız Adası mimarisini yansıtan bu katedraldeki Mikail ve Cebrail’in 25 kg ağırlığındaki gümüş ikonları da çok etkileyiciydi.

DSCF0291 kopya

Büyük Taxiarchi kilisesi

Son olarak ise 1346-1566 yılları arasında hakimiyet kuran Cenovalıların sakız üretimi, ticareti ve gelirini korumak, sık sık gerçekleşen korsan saldırıları için güvenli bir yer sağlamak için kendi mimarileri ile kale köy görünümü sağladıkları Pirgi’yi ziyaret ettik.

DSCF0327 kopya

Dar sokakları ve kaldırımları, köye giriş-çıkış sağlayan iki kapısı ve siyah-beyaz geometrik desenlerle (xysta) süslenen taş ve kemerli evleri ile görülmeye değer bir köy.

 

Pirgi’de kesinlikle en estetik eser, 14. yüzyılda yapılan Bizans kilisesi St. Apostles. Pirgi maalesef fazla popülaritenin kurbanı olmuş ve bozulmaya başlamış. Pek etkileyici bulmadığımı söylemeliyim. 

DSCF0332 kopya

Dönüş yolunda da çömlek ve seramikleriyle ünlü Armolia köyüne uğradık. Dükkanların çoğu boştu. Açıkcası buradan hiçbir şey almadım. Güzel seramikler vardı fakat fiyatlar döviz kurundan dolayı çok abartılıydı. 

Sakız Adası’ndaki cumartesi günümüz hızlı bir ada kültür turuyla sona erdi.

Arabayla gezdiğimiz tüm bu lokasyonlara otobüsle de ulaşım sağlanıyor. Bir önceki yazımdan ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Sakız Adası’ndaki son günümüzü anlatan yazımla görüşmek üzere! Takipte Kalın!

Serinin Diğer Yazıları:

Sakız Adası Nitelikli Kahveciler Rehberi 

Sakız Adası’nda Bir Haftasonu Bölüm 1: Planlama

 

 

This entry was posted in: Avrupa, Genel, Seyahat

by

1988 yılında sarı bir sonbahar günü doğdu. 40 günlükken yaptığı ilk şehirler arası seyahat sonrası gezme aşkı da onunla birlikte büyüdü. Ailesiyle yaptığı uzun keşif dolu yolculukları ile ‘keşfetme’nin dayanılmaz güzelliğinin farkına vardı. İnsanı ‘keşfetmek’ için tıp fakültesini bitirdi. Çocukların enerjisi ile genç kalabilmek için çocuk doktoru olmaya karar verdi. Hayatını birleştirdiği Oğuz Derya ile birlikte ‘keşfetme’ye devam ederken tecrübelerini paylaşmak için bu blogta yazılarını yayınlamaya başladılar.

1 Comment

  1. Pingback: Sakız Adası’nda Bir Haftasonu Bölüm 3: Plajlar ve Kambos | Kaplan'lar Keşifte!

Bir Cevap Yazın