Gurme, Seyahat, Türkiye
Comments 2

Bodrum’da Yeni Keşiflerle Yaza Merhaba

2017 yazı açılışını Bodrum’da yapalım dedik. Hem geçirdiğim ameliyat sonrası toparlanma sürecinde Bodrum’un iyi geleceğini düşündük. İzmir’den 3 saat uzaklıkta olması da bizim için büyük bir avantajdı. İstanbul’da yaşadığımız zamanlarda uçakla bile gelmek rötarlar yüzünden daha uzun sürüyordu. Bodrum girişinde sembolik beyaz evleri, begonviller ve İstanbul’u aratmayacak bir trafik karşıladı bizi.  Ne de olsa 160 bin nüfusu ile artık Türkiye’nin en büyük ve kalabalık ilçesiydi. İstikametimiz bu sefer Gündoğan’dı. Eski adı farilya olan, Bodrum’un en güzel koylarından biri olan Gündoğan’a merkezden ulaşmamız 25-30 dakikayı buldu. Yolda giderken biraz araştırmamız sonucunda bulduğumuz Costa Farilya otele gittik.

IMG_3675 kopya

Costa Farilya Otel

Otelin manzarası, sakinliği ve odaları hoşumuza gittiği için burada kalmaya karar verdik.

IMG_3760 kopya

Costa Farilya Lobisinde çok hoşumuza giden not

Artık booking ülkemizde hizmet vermediği için onun üzerinden maalesef rezervasyon yapamadık o yüzden bu şekilde otele giderek seçtik.

IMG_3764 kopya

Costa Farilya Otel

IMG_3746 kopya

Costa Farilya Otel

Otele yerleştikten sonra yine otele ait olan Bencamin Beach’te şezlonglara serildik. Bencamin restaurant&bar’ın hizmet verdiği beach’te açlığımıza yenik düşerek hamburger sipariş ettik. Burada en beğendiğim yemeğin bu olduğunu söylemeliyim. Köftesi ve ekmeği şef tarafından hazırlanmış leziz bir hamburgerdi.

IMG_3679 kopya

Bencamin Şefinden Hamburger

Bol kalorili alımımızdan kısa bir pişmanlık yaşadıktan sonra sakin, masmavi deniz manzarasında kitabımızı okuyup dinlendik.

IMG_3740 kopyaIMG_3687 kopya

Akşam planımız ise açıldığı zamandan bu yana gitmek istediğimiz, bizi heyecanlandıran bir sanat ve eğlence kulübü olan Okan Bayülgen’in açtığı Dada Salon’du. 21.00-05.00 saatleri arasında açık olan mekan Barlar Sokağı civarında yer alıyordu. Oraya gitmeden önce hemen yakınındaki pizzaları ile övgü alan Arka Pizzeria’da dev bir pizza yedik. Öğlen yediğimiz hamburgerin pişmanlığı ile bir pizzayı paylaştık 🙂 32 cm boyutundaki pizza zaten tek kişi için çok büyüktü. Mekanın romantik ambiyansı, pizza çeşitliliği, makarna ve sos seçimi yapılabilmesi gibi özelliklerini çok sevdim. Dana carpaccio pizzanın lezzeti de İtalya’da beğendiklerime yakındı. 

IMG_3720 kopya

Arka Pizzeria

IMG_3715 kopya

Dana Carpaccio 

IMG_3709 kopya

 

Yemeğimizi yedikten sonra Dada Salon’u adres tarifiyle 2 kez önünden geçmemize rağmen 3. geçişimizde ancak bulduk 🙂 Fotoğrafta gördüğünüz sahne perdesi şeklinde dizayn edilmiş kapısından girmeyi denedik fakat kilitliydi. Çünkü asıl girişi arka sokaktanmış. Biraz kapıyla haşır neşir olduktan sonra arka kapıya yöneldik. Girişte sokağın kenarında arkadaşıyla sohbet eden Okan Bayülgen’le bir merhabalaşarak içeri girdik. Pencere kenarında oturduktan sonra yaratıcı kokteyl menüsünü inceledik. Fiyatları 50-65 tl arasında değişen kokteyllerden seçimimizi yaptık.

IMG_3736 kopya

IMG_3734 kopya

Menü

Eski bir sünger fabrikasından dönüştürülmüş 3 katlı yapının ilk katı barın bulunduğu duvarında Okan Bayülgen’in heykeli ve satın alabileceğiniz tabloların bulunduğu alandı.  Burada bir projektörle aynı zamanda film gösterimi de yapılıyordu. 2. katta geniş bir kitaplık ve dj kabini yer alıyordu. 3. katta teras bulunuyordu.

Kokteylleri başarılı olması yanısıra dolu dolu, sanatın başrolde olduğu, ambiyansını çok sevdiğim bir mekan oldu. Gecenin ilerleyen saatlerinde bir blogger organizasyonu nedeniyle toplu bir grubun gelmesiyle biraz kalabalık olsa da güzel bir gece geçirdik. Dada Salon’un bir örnek teşkil ederek bu tarz yerlerin sayısının artmasını ümit ediyorum.

IMG_3726 kopyaIMG_3729 kopya

Ertesi gün de güzel havayı fırsat bilerek Gündoğan’da yürüyüş yapıp, denizin güneşin keyfini sürdük. Tatil boyunca uzun zamandır okumak için beklettiğim Stephen Little’ın …izmler sanatı anlamak kitabını okudum. Sanat akımlarını kronolojik olarak sıralı olduğu, görselliği baskın ve akılda kalıcı bir şekilde anlatımı olan kitap benim için bir başucu kitabı olmaya aday oldu.

IMG_3749 kopya

Gündoğan Sahilinde Restore Edilen Taş ev

IMG_3751 kopya

IMG_3750 kopya

Gündoğan

IMG_3681 kopya

Costa Farilya Otelin anne eli değmiş ağacı 🙂

IMG_3780 kopya

Costa Farilya Otel

 

Tatil tembelleri olarak akşam hava kararmadan 15 dakika uzaklıkta bulunan Yalıkavak Marina Palmarina’ya gittik. Bodrum küçük İstanbul, burası da küçük İstinye Park gibi düşünebilirsiniz.

Harika bir marina, lüks markaların ağırlıkta olduğu avm’de FenixZumaAnjelique ve Nusr-et gibi İstanbul’un iddalı mekanları bulunuyor. Fakat Nusr-et dışındakiler Haziran ayında sezonu açacak oldukları için kapalıydılar. Nusr-et ise bir kaç  gün önce sezonu açmıştı. İstanbul’daki Nusr-et’ten sonra Bodrum’daki mekanı merak edip rezervasyonsuz gittik ve yer bulabildik. Şık ve gün batımını izlerken Bodrum’a tekrar aşkınızın kabaracağı mekanda, ‘Saltbae’ ile dünyayı kasıp kavuran Nusr-et’in dünyanın dört bir yanından gelen hayranları ile aynı çatı altında toplanmıştık.

IMG_3835 kopya

Nusr-et Palmarina

Açık havada et suşi ile başlangıç yaptık. Bir şov ile sunumu yapılıyordu. Pirinç üstüne pişmiş et, en üst katında incecik dilim patates kızartması ile sarılıp alev tabancası ile bir kaç kez pişiriliyordu. Suşiye kendi imzasıyla selam gönderen Nusr-et leziz bir tarif çıkarmıştı ortaya.

IMG_3829 kopya

IMG_3828

Et Suşi

Her zamanki favorimiz tulum peynirli salata ile devam ettik.

IMG_3831 kopya

Tulum Peynirli Salata

Ana yemek olarak masada tereyağ ile pişirilen bonfilelerden yapılan Nusr-et spesiyali seçtik. Tahmin edeceğiniz gibi bol yağlı olsa da lezzeti benden tam not aldı. Yılda bir kez yenebilir 🙂

IMG_3820 kopya

Nusr-et Spesiyal 

Kapanışı arasına dondurma konulan havuç dilim baklava ile yaptık. İstanbul’daki gibi sıcak değildi o yüzden beklediğim lezzeti bulamadım.

2 kişi ortalama böyle bir yemek ve içeceklerle 400-500 tl arası bir hesap çıkıyor. Nusr-et fiyatları ortalamanın çok üstünde diğer şubelerinde de olduğu gibi.

IMG_3802 kopya

Nusr-et

IMG_3804 kopya

Nusr-et

Geç keşfettiğimiz ama pek sevdiğimiz Gündoğan’dan ayrıldık.

IMG_3844 kopya

Palmarina Bodrum

Yaz başlangıcında ilk kısa Bodrum ziyaretimizde gözlemlerimiz böyleydi. Bodrum’un begonvillerini, denizini, havasını ne kadar sevsem de bu İstanbul’cuk havasından dolayı Ege Bölgesinde favorilerim listesinde maalesef ilk sıralarda yer almıyor.

 

Yeni keşiflerle yeniden görüşmek üzere!

Reklamlar
This entry was posted in: Gurme, Seyahat, Türkiye

tarafından

1988 yılında sarı bir sonbahar günü doğdu. 40 günlükken yaptığı ilk şehirler arası seyahat sonrası gezme aşkı da onunla birlikte büyüdü. Ailesiyle yaptığı uzun keşif dolu yolculukları ile ‘keşfetme’nin dayanılmaz güzelliğinin farkına vardı. İnsanı ‘keşfetmek’ için tıp fakültesini bitirdi. Çocukların enerjisi ile genç kalabilmek için çocuk doktoru olmaya karar verdi. Hayatını birleştirdiği Oğuz Derya ile birlikte ‘keşfetme’ye devam ederken tecrübelerini paylaşmak için bu blogta yazılarını yayınlamaya başladılar.

2 Comments

    • Merhaba Kemalettin Bey,
      Bu kadar yakınken gidememek şansızlık olmuş. Umarım bundan sonra Türkiye’ye gelebilirseniz görme şansınız olur. Yurtdışından direk uçuş imkanınız varsa belki daha da kolay olur.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s